Fazla Mesai Ücreti Hakkında

  • FAZLA ÇALIŞMA YAPTIĞINI İDDİA EDEN İŞÇİ BU İDDİASINI İSPATLAMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.

  • İŞÇİNİN İMZASI BULUNAN BORDRO SAHTELİĞİ İSPAT EDİLMEDİKÇE KESİN DELİLDİR.

  • BORDRODA FAZLA ÇALIŞMA BÖLÜMÜNÜN BOŞ OLMASI YA DA BORDRONUN İMZASIZ OLMASI HALİNDE FAZLA ÇALIŞMA OLGUSU HER TÜRLÜ DELİL İLE İSPATLANABİLİR.

  • İMZALI BORDROLARDAN FAZLA ÇALIŞMA YAPILDIĞI ANLAŞILIYORSA İŞÇİNİN DAHA FAZLA ÇALIŞMA YAPTIĞINI İLERİ SÜRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR.ANCAK, İŞÇİNİN BORDROYU İHTİRAZI KAYITLA İMZALAMIŞ OLMASI HALİNDE GÖRÜNENDEN DAHA FAZLA ÇALIŞMA YAPILDIĞI İDDİA EDİLEBİLİR.

Bu konudaki bir Yargıtay Kararı şöyledir:

T.C. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

Esas No:2009 / 14643  Karar No: 2009 / 2944   Karar Tarihi: 2009-10-27


DAVA :

Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram, genel tatil, hafta tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR :

1- Dosyadaki yazılara delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçinin çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işi norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Bordroda fazla çalışma bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi fazla çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakalar da bu noktada göz önüne alınabilir.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. işçiye bordro imzalatılamadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanılması olanaklı değildir. Bununla birlikte üst yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğar.

İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yılda 90 gün ve 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. O halde işçinin anılan sınırlamaların ötesinde fazla çalışmayı kanıtlaması durumunda fark fazla çalışma ücretinin ödenmesi gerekir.

Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.

Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.

Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. (Yargıtay, 9. HD.18.07.2008 gün 2007/25857 E, 2008/20636 K, Yargıtay 9. HD.28.04.2005 gün 2004/24398 E, 2005/14779 K. ve Yargıtay 9.HD. 09.12.2004 gün 2004/11620 E, 2004/27020 K) Fazla çalışma ücretinden indirimi öngören bir yasal düzenleme olmasa da, bir işçinin günlük normal çalışma süresinin üzerine sürekli olarak fazla çalışma yapması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık, mazeret, izin gibi nedenlerle belirtilen şekilde çalışılamayan günlerin olması kaçınılmazdır. Böyle olunca fazla çalışma ücretinden bir indirim yapılması gerçek duruma uygun düşer. Fazla çalışma ücretinden indirim, taktiri indirim yerine, kabul edilen fazla çalışma süresinden indirim olmakla, davacı tarafın kendisini avukat ile temsil ettirmesi durumunda reddedilen kısım için davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekir. Ancak, fazla çalışmanın taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmektedir.

Somut olayda tanıklar haftanın 6 günü 8.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme verilmek suretiyle çalışıldığını, ayda 2 hafta tatilinde de aynı şekilde çalışıldığını belirtmişlerdir. Bilirkişi tarafından fazla çalışma süresi hesaplanırken davacı işçinin tüm çalışma süresi boyunca her gün 8.00-18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme ile haftada 18 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Mahkemece davacının tüm çalışma süreleri boyunca haftada  12 saat fazla çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulması hatalıdır. Tanık anlatımları dikkate alınarak davacının haftanın 6 günü 8. 00-18.00 saatleri arasında ve ayda iki hafta tatilinde yine 8.00-18.00 saatleri arasında 1 saat dinlenme ile çalışması dikkate alınarak fazla çalışma alacağına hükmedilmesi gerekirken yanlış hesaplama ile fazla çalışma alacağına hükmedilmesi hatalıdır.

3- Öte yandan mahkemece davacı işçinin tüm hafta tatillerinde çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bir kişinin çalışma süresi boyunca hafta tatili kullanmadan çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalı tanıkları işyerinde ayda iki hafta tatili çalışması yapıldığını beyan etmesine rağmen tüm hafta tatillerinde çalışıldığı yönündeki değerlendirme hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ :

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

( T.C. Yargıtay 9.Hukuk Dairesi, E.2009/14643, K.2009/29440, T.2009-10-27, Kaynak: www.HukukTurk.com-İstanbul Barosu Bilgi Bankası )
Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)