İpoteğin Fekki Davası

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi

Tarih: 05/05/1999  Esas No: 1999 / 2761 Karar No: 1999 / 3370

Özü :

DAVA, TAPU KAYDINDAKİ İPOTEĞİN FEKKİ İSTEĞİNE İLİŞKİNDİR. İPOTEK ALACAĞA BAĞLI BİR HAK OLUP AMACI ALACAĞI TEMİNAT ALTINA ALMAKTADIR, İPOTEK TAPU SİCİLİNE TESCİLİ ZORUNLU OLAN AYNI HAKLARDANDIR. ANCAK, İPOTEĞİN TAPUYA KAYITLI OLMASI ALACAĞIN VARLIĞINA BİR KARİNE OLUŞTURMAZ. ANCAK TEMİNAT ALTINA ALDIĞI ALACAK MEVCUTSA HÜKÜM İFADE EDER. TAPU SİCİLİNE GÜVEN İLKESİNDEN YARARLANABİLMEK İÇİN TAPUYA TESCİL EDİLMİŞ BİR AYNİ HAK OLMALI, TESCİL İLE GERÇEK DURUM BİRBİRİNDEN FARKLI OLMALIDIR. BU TESCİLE GÜVENEREK YOLSUZ TESCİL EDİLEN AYNİ HAKKI İKTİSAP EDEN KİŞİDE İYİNİYETLİ OLMALIDIR, İPOTEKTE MK.NUN 931. MADDESİNDEN YARARLABİLMEK İÇİN TEMİNAT ALTINA ALDIĞI ALACAK VAR OLMAKLA BİRLİKTE TESCİLDE ŞEKİL NOKSANLIĞI YA DA TARAF EHLİYETİ EKSİKLİĞİ NEDENİYLE YOLSUZLUK BULUNMALIDIR. BU DURUMDA , BU İPOTEĞİN VARLIĞINA GÜVENEREK İKTİSAP EDEN KİŞİ İYİ NİYETLİ SAYILIR. ALACAK MEVCUT DEĞİLSE KAYDA GÜVENEREK İPOTEĞİN KAZANILMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR.

DAVA :

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 8.2.1999 gün ve 1998/9832-1999/631 sayılı Hamiyle onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR :

Davacı, mülkiyeti üçüncü şahsa ait 2 parsel sayılı taşınmazda işgalci olan ve gecekondusu bulunan dava dışı S. S.e yapılan imar uygulaması sonucu oluşan 18 parsel sayılı taşınmazda, bu gecekondu nedeniyle İmar Affı Yasası ‘nın 9. maddesinin (c) bendi hükmüne aykırı olarak 175/1203 hisse tahsisi yapıldığını, bu tahsisin aynı yasanın 10. maddesinin (b) bendi gereğince iptal edildiğini, ancak bu arada S. S. tarafından davalılar yararına taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, ipotek kayıtları nedeniyle tapuda terkin işlemi yapamadıklarını ileri sürerek ipoteğin fekkini istemişlerdir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, davalıların MK.nun 931. maddesi uyarınca iyi niyetli üçüncü kişi oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dava, tapu kaydındaki ipoteğin fekki isteğine ilişkindir.

İpotek alacağa bağlı bir hak olup amacı alacağı teminat altına almaktadır, ipotek tapu siciline tescili zorunlu olan aynı haklardandır. Ancak, ipoteğin tapuya kayıtlı olması alacağın varlığına bir karine oluşturmaz. Ancak teminat altına aldığı alacak mevcutsa hüküm ifade eder.

MK.nun 931. maddesine göre “Tapu sicilindeki kayda hüsnüniyetle istinat ederek mülkiyet veya diğer bir ayni hakkı iktisap eden kimsenin bu iktisabı muteber olur.” Anılan maddeye göre tapu siciline güven ilkesinden yararlanabilmek için tapuya tescil edilmiş bir ayni hak olmalı, tescil ile gerçek durum birbirinden farklı olmalıdır. Bu tescile güvenerek yolsuz tescil edilen ayni hakkı iktisap eden kişide iyiniyetli olmalıdır, ipotekte 931. madde hükmünden yararlanabilmek için teminat altına aldığı alacak var olmakla birlikte tescilde şekil noksanlığı ya da taraf ehliyeti eksikliği nedeniyle yolsuzluk bulunmalıdır.

Bu durumda , bu ipoteğin varlığına güvenerek iktisap eden kişi iyi niyetli sayılır. Alacak mevcut değilse kayda güvenerek ipoteğin kazanılması mümkün değildir.

Somut olayda. davacı Belediye, İmar Affı Yasası ‘na aykırı olarak ipotek borçlusu adına dava konusu taşınmazda pay tesis etmiş ve bu tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra idare hatalı işlemi iptal etmiştir. Tapu kayıt maliki idari yargı yoluna başvurmuş ise de süreaşımı nedeniyle idari işlemin iptali istemi reddedilmiştir. Böylece, dava dışı S. Söylemez tapuda şeklen malik görünse bile payı iptal edilerek bu pay davacıya geri dönmüştür. Mahkemece, davacının ipotek tesis edildiği tarihte imar Affı Yasası ‘na aykırıda olsa tapuda borçlu malik olarak kayıtlı olduğu davalıların bu nedenle tapuya güven ilkesinden yararlanacaklarını kabul etmiştir. Yukarıda, ipotekte MK.nun 931. maddesinin hangi hallerde hüküm doğuracağı açıklanmıştır. Buna göre davalılar kayda güvenerek ipoteğin temin ettiği alacağı temlik almadıklarına, mevcut ipoteği iktisap etmediklerine göre 931. madde hükmünden yararlanamazlar. Mahkemece bu yönler gözetilmeden, tapuda kayıtlı mülkiyet hakkı nedeniyle ipotek tesisinden tapu siciline güven ilkesini uygulaması doğru görülmemiştir. Bu halde dahi, malikin alacaklarının MK.nun 931. maddesinin aradığı anlamda iyi niyetli üçüncü şahıs olmadıkları gözetilmemiştir. Yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekirken Dairemizce sehven onandığı anlaşıldığından, karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :

Yukarıda yazılı nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 8.2.1999 tarih ve 1998/9832 1999/631 sayılı onama ilamı kaldırılarak, kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan harçların geri verilmesine, 5.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)