Bu konudaki bir Yargıtay Kararı aşağıdadır:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Tarih: 21/06/2005 Esas No: 2004 / 26661 Karar No: 2005 / 22229
Özü : BİLİRKİŞİ RAPORUNDA, İŞYERİNDE KRİZİN YAŞANDIĞI 2001 YILINDA KARIN DEVAM ETMESİNE RAĞMEN EN AZA İNDİĞİ VE FESİHLERİN YAŞANDIĞI DÖNEMDE ÜRETİMİN ÖNEMLİ MİKTARDA DÜŞTÜĞÜ BELİRLENMİŞ VE FESHİN İŞYERİ GEREKLERİNE DAYANDIĞI AÇIKLANMIŞTIR. TEKNİK MAHİYETTEKİ ANILAN RAPORA RAĞMEN MAHKEMECE BAZI VARSAYIMLARA DAYANILARAK FESHİN KÖTÜNİYETLİ OLARAK KABULÜ HATALI OLMUŞTUR. AYRICA DAVACININ İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİNDEN SONRA TALEBİN ARTMASI SEBEBİYLE YENİ İŞÇİ ALIMLARININ OLMASI DA BAŞLI BAŞINA KÖTÜNİYETİ GÖSTERMEMEKTEDİR.
DAVA : Taraflar arasındaki,kötüniyet tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı Avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.6.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat F. Ş. ile karşı taraf adına Avukat F. Ö. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Davalının temyizine gelince; Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence kötüniyeli olarak feshedildiğini ileri sürerek kötüniyet tazminatı isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren ise 2001 yılında ekonomik krize bağlı olarak talep daralması yaşandığını buna bağlı olarak üretimin düşürülmesi gerektiğini ve bir kısım çalışanların atıl durumda kalması sebebiyle ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle davacının da aralarında bulunduğu bazı işçileriniş sözleşmelerinin feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davalı işverenin vardiya sayısını azaltmak, işçileri ücretsiz izne çıkarmak, yeni başlayan veya emekliliği gelmiş olanları öncelikle çıkarmak gibi uygulamalar yerine, sendika ile işveren arasında imzalanan protokole karşı çıkan işçinin iş sözleşmesini ekonomik krizi de bahane ederek feshettiği gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin üyesi bulunduğu sendika ile davalı işveren arasında işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinde ekonomik kriz sebebiyle bazı değişiklikler öngören protokoller yapıldığı görülmektedir. Belirtmek gerekir ki, davacı işçinin anılan protokollere karşı çıkması sonuca etkili olmadığı gibi, davacının işverenle sendika arasında düzenlenen protokollere karşı çıktığı ve sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiği hususu da dosya içeriğine göre kanıtlanabilmiş değildir. Esasen sendikal nedene dayalı olarak iş sözleşmesinin feshedildiği hususu dava dilekçesinde de ileri sürülmemiştir.Davacı tanıkları davacı ile aynı dönemde iş sözleşmesi feshedilen işçiler olup, davacı işçi ile menfaat birliği içinde bulunduklarından, salt bu tanık anlatımlarına göre sonuca gidilmesi doğru olmaz. Mahkemece işyerinde keşif yapılmış, makine mühendisleri ile endüstri mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti işyeri kayıtlarını incelemiş ve rapor düzenlenmiştir. Söz konusu raporda, işyerinde krizin yaşandığı 2001 yılında karın devam etmesine rağmen en aza indiği ve fesihlerin yaşandığı dönemde üretimin önemli miktarda düştüğü belirlenmiş ve feshin işyeri gereklerine dayandığı açıklanmıştır. Teknik mahiyetteki anılan rapora rağmen mahkemece bazı varsayımlara dayanılarak feshin kötüniyetli olarak kabulü hatalı olmuştur. Son olarak belirtmek gerekir ki, davacının iş sözleşmesinin feshinden sonra işyerinde 2002 yılı başlarında bazı gelişmeler olmuş ve talebin artması sebebiyle yeni işçi alımları yapılmıştır. Bu husus da başlı başına kötüniyeti göstermemektedir. Davacı işçinin iş sözleşmesinin ekonomik krize bağlı olarak gelişen talep daralması sebebiyle feshedildiği, ihbar ve kıdem tazminatlarının ödendiği ve kötüniyet tazminatının koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından kötüniyet tazminatı isteğinin reddi gerekirken mahkemece yazılı şekilde talebin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400 YTL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. ****












