Davanın Islahı

T.C. YARGITAY  11.Hukuk Dairesi

Esas: 2003/11017    Karar: 2003/10284    Karar Tarihi: 03.11.2003

ÖZET: Davanın tamamen ıslahı mümkündür. Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir. Nitekim, … gün ve ….. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah, HUMK.84. maddenin açık kuralı uyarınca soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip, Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Dava konusu olayda, bozma ilamında birinci ıslah sonucunda artırılan miktar için davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle karar bozulduğuna ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre davalıların kazanılmış hakkına ve YİBK’na aykırı olarak davanın bozma sonrasındaki ıslahı da kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

(6762 S. K. m. 767) (1086 S. K. m. 83, 84)

Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 24.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.06.2003 tarih ve 2003/310 – 2003/371sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı T.C.Z…. Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin miras bırakanı Haydar Ü.’ın davalı bankanın servisi aracıyla işe giderken meydana gelen trafik kazası sonucunda öldüğünü, daha önce açılan asıl ve birleşen davalarda alınan bilirkişi raporlarında müvekkillerine ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatlarının talepten daha yüksek olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, eş Fatma Ü. için ( 5.580.000.000 ) TL çocuk Zeynep için ( 1.278.000.000 ) TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 10.06.2002 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi Fatma Ü. için ( 12.618.535.803 ) TL, Zeynep Ü. için ( 5.148.640.877 ) TL ve 09.05.2003 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.06.2003 tarihli tavzih dilekçesi ile istemini davacı Fatma için ( 14.944.950.526 ) TL, Zeynep için ( 5.625.043.968 ) TL artırarak sonuç olarak, davalı Fatma için toplam ( 33.143.486.329 ) TL ve Zeynep yönünden ( 12.051.684.845 ) TL’nın olay tarihinden itibaren değişen oranlarda ( avans ) faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, davacı Fatma için ( 5.580.000.000 ) TL, davacı Zeynep için ( 1.278.000.000 ) TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ıslah yolu ile talep edilen istemin zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın taraflar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 18.11.2002 gün ve 2002/11507 Esas, 2002/10606 Karar sayılı ilamıyla, olayda tatbiki gereken zamanaşımı süresinin TTK.nun 767/5.maddesi gereğince 10 yıl olduğu ve davacının ıslah talebinin de süresinde bulunduğu gerekçesiyle davacı yararına bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı Fatma için ( 33.143.486.329 ) TL ve Zeynep için ( 12.051.684.845 ) TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont ( avans ) faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Karar, davalılardan T.C.Z…. Bankası A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dairemizin bozma kararı sonrasında davacılar vekili, talebini ikinci kez ıslah ederek davacı Fatma için ( 33.143.486.329 )TL.nın, davacı Zeynep için ise ( 12.051.684.845 )TL’nin davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece bu miktarın tahsiline karar verilmiştir. Davanın tamamen ıslahı HUMK. 83. maddesi hükmü uyarınca mümkündür. Ancak, bozmadan sonra davanın tamamen ıslahına izin vermek kazanılmış hakları ihlale yol açabilir. Nitekim, 4.2.1948 gün ve 1944/10E.-1948/3 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ıslah, HUMK.84. maddenin açık kuralı uyarınca soruşturma ve yargılama bitinceye kadar yapılabilip, Yargıtay’ca karar bozulduktan sonra bu yoldan yararlanmaya olanak yoktur. Dava konusu olayda, bozma ilamında birinci ıslah sonucunda artırılan miktar için davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden bahisle karar bozulduğuna ve mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiğine göre davalıların kazanılmış hakkına ve YİBK’na aykırı olarak davanın bozma sonrasındaki ıslahı da kabul edilip, hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Öte yandan,HUMK’nun 83/son cümlesinde davanın ancak bir kez ıslah edilebileceği kabul edilmiş olup,bu nedenle dahi 09.05.2003 tarihli ikinci ıslah isteminin kabulü yanlış olmuştur.

3- Yine,mahkemece verilen kısa kararda alacağın “reeskont” faiziyle tahsiline hükmedildikten sonra ,gerekçeli kararda bu kez sanki her iki faiz oranı da aynı miktarı ifade edermişçesine “reeskont ( avans )” oranında faize hükmedilmesi de hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Banka vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı T.C Ziraat Bankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)