Çatıya Kurulan, Güneş Enerji Sistemi ve Uydu Anteni Konusunda Yargıtay Kararı

Y A R G I T A Y  18.  HUKUK DAİRESİ
ESAS: 2002/8982   KARAR: 2002/10113

Dava dilekçesinde projeye aykırı tesis ve değişikliklerin kaldırılıp eski hale getirilmesi ve tazminat; birleştirilen davada ise çatıdaki güneş enerjisi sistemlerinin ve uydu antenin kaldırılması, ortak yere müdahalenin men’i ve tazminat istenilmiştir. Mahkemece davaların kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve karşı davacılar vekili Av.H ve davalı M ile davalı Ayşe tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.


Y A R G I T A Y    K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Anagayrimenkulde (5) numaralı bağımsız bölüm maliki de olan yönetici Hüseyin açtığı davada, anayapının çekme katında (14) nolu bağımsız bölümün maliki davalı Mehmet ile kiracısı diğer davalı Hüseyin’in terastaki güneş enerji sistemlerinin su depolarını sökerek bağımsız bölümleri susuz bırakıp zarar verdikleri; ortak yer nitelikli terasa, kat maliklerinin muvafakatini almadan ve projesine aykırı olarak ilave oda yapıp bağımsız bölümlerine kattıkları ve terası ortadan bölecek şekilde boydan boya duvar inşa ettikleri ayrıca, terasa çıkışı sağlayan kapıyı devamlı kilitli tutarak diğer maliklerin çıkışını engelledikleri ileri sürülerek, projeye aykırı yapıların eski hale getirilmesine, teras kapısının açık tutulmasına ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.

Bu davanın davalıları Mehmet ve Hüseyin tarafından bu davada davacı olan Hüseyin ile diğer yedi kat maliki haklarında açılan ve sonradan bu dava ile birleştirilen davada da, ortak yer olan terasa izinsiz kurulan güneş enerjisi sistemleri ile uydu antenin sökülüp kaldırılmalarına ve bütün kat maliklerinin muvafakati alınmadan camekanın doğrama ile kapatılan balkonların eski hale getirilmelerine ve güneş enerjisinden sızan suların verdiği hasara dayalı zararın tazminine karar verilmesi talep edilmiştir.

Mahkemece yeniden yaptırılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporu ve toplanan diğer delillere dayanılarak, asıl dava yönünden; terasa yapılan ilave oda ile çekilen duvarın yıkılıp eski hale getirilmesine, terasa çıkış kapısının açık tutulmasına ve kanıtlanamayan tazminat isteminin reddine karar verilmiş, söküldüğü ileri sürülen güneş enerjisi sitemlerinin depolarının yeniden kurulduğu yargılama sırasında davacı tarafça beyan ve kabul edilmekle bu hususta bir hüküm tesis edilmemiştir. Birleştirilen dava yönünden de, teras katta bulunan güneş enerjisi sistemleri ile davalı Nurcan’a ait uydu antenin kaldırılmasına ilişkin talebin ve kanıtlanamayan tazminat isteminin reddine, bir kısım davalılara ait kapatılan balkonların ise eski hale getirilmelerine karar verilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; birleştirilen davanın davacısı Mehmet’ın çekme kattaki bağımsız bölümünün üzerine ve terasa monte edilen güneş enerjisi ısıtma sistemlerinin, anayapıya zarar vermeyeceği, tüm kat malikleri için yeterli yer bulunduğu ancak bunların montajının tekniğine uygun olmadığı ve bu nedenle oluşabilecek su sızıntısından davalı-karşılık davacı Mehmet’in bağımsız bölümünün zarar görebileceği belirtilmiştir.

Yargıtay uygulamalarında, tekniğine uygun olması, işgal ettiği alanın, ait olduğu bağımsız bölümün arsa payına isabet eden miktarı aşmaması, ana yapıdaki tüm bağımsız bölümler için yeterli yer bulunması ve tamamı yapıldığında anayapıya zarar vermeyeceğinin anlaşılması kaydıyla ortak yer nitelikli çatı ya da terasa diğer kat maliklerinin muvafakati aranmadan güneş enerjisi sistemi kurulmasına izin verilmektedir.

Bunların kaldırılmasının dava konusu edildiği hallerde sistemlerin bu koşullara uygunluğu yönünden bilirkişiye yaptırılan inceleme sonucunda tekniğine uygun tesis edilmediğinin ya da diğer kat maliklerine zarar verilmemesi için gerekli önlemlerin alınmadığının saptanması durumunda, eksikliklerinin giderilmesi için tesis sahibi davalılara uygun mehil verilmesi, uyulmaması halinde tesisin kaldırılması yolunda hüküm kurulması gerekmektedir.

Öte yandan, davalı- karşılık davacı Mehmet vekili temyiz dilekçesinde kaldırılmaları istemi mahkemece reddedilen güneş enerji sistemlerinin projeye aykırı olduğu gerekçesiyle kal’ine karar verilen terastaki ilave odanın üzerinde bulunduğunu bu nedenle odanın yıkılması sonucu güneş enerjisi sistemlerinin de kaldırılması gerekeceğini ileri sürmüştür. Bu bakımdan, öncelikle mahallinde bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılarak dava konusu güneş enerjisi sistemlerinin, kal’ine karar verilen ilave oda üzerinde bulunduğunun saptanması durumunda; bu sistemlerin terasta bilirkişice önerilecek başka bir alana tekniğine uygun tarzda gerekli önlemleri içerecek şekilde nakledilmesi yolunda hüküm kurulması; anılan oda üzerinden bulunmadığının anlaşılması durumunda da güneş enerjisi sistemlerinin montajındaki eksikliklerin giderilmesi ve sistemin arıza yapması durumunda sızan suların alttaki bağımsız bölüme zarar vermesini önlemek amacıyla (su toplama kabı, tahliye borusu vs.) yapılması gerekli imalatların neler olduğunun bilirkişiye tespit ettirilip bunların yapılması için davalılara önel verilmesi ve yerine getirilmediği takdirde sistemlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.10.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)