Tarım Kooperatiflerinde Genel Kurul Kararları

GENEL KURUL KARARLARI

* Kararların muteber olması için ne yapılmalıdır?

* Daha önceki genel kurullarda alınan kararların aksine yeni karar alınabilir mi?

* Genel kurulda alınan kararlar toplantıya katılmayan ortaklar için bağlayıcı olur mu?

* Genel Kurul yasalara ve anasözleşmelere aykırı kararlar alabilir mi? Alır ise hukuki durum nedir?

* Ortaklar genel kurul kararlarına karşı nasıl dava açabilirler ve hak düşürücü süre ne kadardır?

* İyi niyet esaslarına aykırı kararlar aleyhine de dava açılabilir mi?

* Bir kararın bozulması, bütün ortaklar için hüküm ifade eder mi?

* Genel kurul hangi yetkilerini devreder? Hangilerini devredemez?

*  İlgili Yargıtay Kararları


Soru: Kararların muteber olması için ne yapılmalıdır?

Cevap:

Kararların muteber olması için;

a) Toplantı tutanağının KK md.87 ve TTK md.297’de belirtilen esaslar dairesinde tutulması şarttır:
1.Bakanlık Temsilcisi toplantıda bulunacak, yani toplantı Bakanlık Temsilcisinin huzuru ile açılıp devam edecektir.(KK.md.87/2)
2.Bakanlık Temsilcisi, tutanağın kanuna uygun şekilde tutulmasına nezaret edecektir.(TTK md.297)
3.Tutanağa, verilen kararların mahiyet ve neticeleriyle muhalif kalanların muhalefet sebepleri yazılacaktır.(TTK md.297)
4. Bakanlık Temsilcisi, “Kanun ve anasözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü” tutanakta mutlaka belirtecektir.(KK md.87/5)

b)Toplantıya Katılanlar Listesi (Hazırun Cetveli) ile toplantıya çağrının usulüne uygun şekilde yapıldığını ispat eden belgeler tutanağa ek yapılacaktır(TTK md.378). Ancak, adı geçen belgelerin içeriği tutanakta açıklandığı takdirde, bunların ayrıca tutanağa ek yapılmasına lüzum yoktur(TTK md.378) Bu açıklama da, uygulamada tutanağın girişinde yapılmaktadır. Ancak karşı iddialara cevap imkanı sağlaması nedeniyle bu belgelerin ilgili Genel Kurul dosyasında saklanmasında da yarar vardır.(Liste, muhtar onaylı ilan tutanağı, gazete ilanları, taahhütlü mektup gönderme makbuzları gibi…)

c)Yönetim Kurulu, Genel Kurul Tutanağı’nın Noterce onaylı bir suretini derhal mahalli Ticaret Sicil Memurluğu’na verecek, bu tutanak içeriğinden tescil ve ilana tabi hususları da tescil ve ilan ettirecektir.(TTK md.378)


Soru:Daha önceki genel kurullarda alınan kararların aksine yeni karar alınabilir mi?

Cevap:

Genel Kurul’un, önceki Genel Kurullarda alınan kararların aksini sonradan kararlaştırmasını önleyen bir kural mevcut değildir. Örneğin; Genel Kurul daha önce üç kez kooperatif arsalarının satışını reddetmiş olabilir. Ama dördüncü Genel Kurul’da satışa karar verebilir.


Soru: Genel kurulda alınan kararlar toplantıya katılmayan ortaklar için bağlayıcı olur mu?

Cevap:

Kanun ve anasözleşmeye uygun surette toplanmış Genel Kurullarda alınan kararlar, toplantıda bulunmayanlar veya bulunup aleyhte oy kullananlar hakkında da geçerli ve bağlayıcıdır.  (T.K.Kooperatifi tip anasözleşmesi md.62/1)


Soru:Genel Kurul yasalara ve anasözleşmelere aykırı kararlar alabilir mi? Alır ise hukuki durum nedir?

Cevap:

Genel Kurul yasalara aykırı karar alamayacağı gibi, anasözleşmede düzenlenmiş emredici hükümlere aykırı da karar alamaz. Anasözleşmedeki; “… yapılır”, “... nisap aranır”, “...ödeme yapılamaz” gibi kesin ifadeli hükümlere aynen uyulur.Yapılabilir”, ”seçilebilir” gibi tercih imkanı taşıyan hükümlerde ise Genel Kurul istediği kararı alabilir.

Genel Kurul yasalara ve anasözleşmeye aykırı karar ya da kararlar almak isterse Bakanlık Temsilcisi, Genel Kurul Başkanı’nı ve Genel Kurul’u uygun bir dille uyarır. Buna karşın yine karar alınıyorsa, durumu toplantı tutanağına yazar:  “Temsilci, genel kurulda, kanun ve anasözleşmeye aykırı olarak alınan kararlar hakkındaki görüşünü tutanakta belirtmeye mecburdur.”(KK md.87/5)

Genel Kurul Toplantısında alınan kararların “Kanuna, anasözleşme hükümlerine, iyi niyet esaslarına” aykırı olmaması gerekir.(KK md.53)     Kararlar, “…ahlaka ve adaba…” da aykırı olmamalıdır.  (Tüzük md. 6/r)

Böyle durumlarda ortaklar, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim Kurulu Üyeleri; Genel Kurul Kararları aleyhine, Kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurarak bozma davası açabilir ve o kararı iptal ettirebilirler (KK md.53).


Soru:Ortaklar genel kurul kararlarına karşı nasıl dava açabilirler ve hak düşürücü süre ne kadardır?

Cevap:

Ortağın bu davayı açabilmesi için öncelikle karara muhalif kaldığını tutanağa geçirtmiş olması gerekir. Şöyle ki:

1-1163 sayılı KK’nun 98.md.si yollamasıyla, kooperatiflerin Genel Kurul kararlarının iptali hakkında da uygulanması gereken TTK 381.md.sinin 1.fıkrasının 1.bendi hükmünce; Genel Kurul kararının iptalini isteyen pay sahibinin toplantıda hazır bulunması, karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirtmesi lazımdır.

2-Yasanın bu hükmü emredici nitelikte bulunduğundan, olumsuz oy kullanmakla beraber ayrıca muhalefet şerhinin tutanağa geçirilmesi de dava şartlarındandır.

3-Teklif aleyhine söz alarak bu sözlerin tutanağa yazılması yeterli olmayıp ayrıca muhalefet şerhinin verilmesi de zorunludur(Yargıtay 11.HD 23.6.1977/E77-4669,K.5531).

TTK md.381’in yanı sıra, KK md.53/1’ de de şu açıklık vardır:
Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten (…) pay sahipleri; mahkemeye başvurabilirler.

Yargıtay Kararları:
KK md.53 gereğince; “Kooperatif Genel Kurul kararlarının kanuna, anasözleşmeye, afaki iyi niyet kurallarına aykırılığı iddiasıyla iptal davası açılabilmesi için, ortağın karara muhalif kalıp bu muhalefetini zapta geçirtmesi gerekmektedir. Davacılar Genel Kurul toplantısına iştirak ettikleri halde alınan kararlara muhalif kalıp muhalefeti zapta geçirtmedikleri için bu nedenle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.”(Yargıtay 11.HD 24.4.1986/E.1171,K.2424)

Yoksa KK.md.53’te “yazılı dava şartı gerçekleşmemiş” olur (Yargıtay 11.HD 20.6.1986/E.3209,K.3781).

“…davacıların toplantıdaki konuşmaları oylamadan önce eleştiri niteliğinde olup, ayrıca her ne kadar bazı kişilerin alınan kararlara muhalif kaldıkları sayı olarak belirtilmiş ise de kimlerin muhalif kaldığı belli olmadığı gibi davacıların da müstakil muhalefet şerhi vermedikleri anlaşıldığına göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi’ne…” (Yargıtay 11.HD.17.9.1986/E.3962,K.4487)

“Davalı kooperatifin(…) tarihli Genel Kurul’unda alınan karar; davacı da dahil oybirliği ile alınmış bulunmasına, binnetice alınan kararlara muhalefetinin söz konusu olmamasına ve ayrıca davacının, KK 53/1 md.sinde belirtilen ve dava şartı olan ‘alınan kararlara muhalif kalma ve bunu tutanağa geçirme’ koşulunun mevcut bulunmamasına göre, bu gerekçelerle davanın reddi doğru olup…”  (Yargıtay 11.HD.2.6.1987/ E.2451,K.3304).

Yukarıda geçen Yargıtay Karar örneklerindeki hukuki eksikliklere düşülmemesi için Bakanlık Temsilcileri de muhalefet şerhlerinin tutanağa açıkça ve ayrıntılı olarak geçirtilmesine dikkat etmeli, muhalif ortaklara bu yönde yardımcı olmalıdır.

Bozma davası; genel kurul toplantısını takip eden günden başlamak üzere, bir ay içinde açılır. Bu, hak düşüren bir süredir. (KK md.53)
“Bir aylık hak düşüren süre” içinde bozma davası açılmaması halinde; alınan kararlar, “Kanuna, anasözleşmeye, iyi niyet esaslarına aykırı” olsa bile baştan itibaren yürürlüğe girer (Nispi butlan ile sakat kararlar).

Ancak bazı kararlar, yasaların kesinlikle emrettiği kurallara aykırılık oluşturur. Bunlar baştan itibaren hukuksal sonuç doğurmazlar, yok sayılırlar (Mutlak butlan ile sakat kararlar)  (Yargıtay 11.HD.21.3.1979/E.1038-K.1458):

-Bu kararların yokluğunu herkes ileri sürebilir.

-Bir ay geçince de kararların iptali için dava açılabilir.

-Toplantı ve karar yeter sayıları (KK.md.45,51,52), temsilen oy kullanma (KK.md.49) gibi hükümlere aykırılıklar böyledir.

Ancak, nisbi ve mutlak butlan durumları ayrımını belirlemek, her zaman kolay değildir. Olaylara göre sonuca varılacaktır.

Kooperatif Genel Kurul kararlarının bir kısmı, KK 53.md.sinin 1.bendindekiler gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde iptalleri için dava açılmadığında; kanun, anasözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olmakla beraber geçerliliklerini sürdüren nispi butlanla sakat kararlar olduğu halde, bir kısmı da maddede yer almayan, fakat kanunun kesin surette emrettiği hukuk kurallarına veya kanuna aykırılık teşkil etmesi yönünden Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20’nci madde hükümleri gereğince mutlak butlanla sakat bulunan kararlardır.

1163 sayılı KK’nun, toplantı yeter sayısına ilişkin 45, temsile ilişkin 49, kararların geçersizliğine ilişkin 51 ve ortakların paylarının artırılmasına ilişkin 52’nci maddelerindeki hükümler emredici nitelikte olduğundan, bu hükümlere aykırılık teşkil eden Genel Kurul kararları, Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20’nci madde hükümleri gereğince, mutlak butlanla sakattırlar ve iptalleri için açılacak davaların bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da, dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir

(Yargıtay 11.HD 21.3.1979/E.1038, K.1458).


Soru: İyi niyet esaslarına aykırı kararlar aleyhine de dava açılabilir mi?

Cevap:

Evet. “…iyi niyet esaslarına aykırı” kararlar aleyhine de dava açılabilir(KK md.53/1).
Bu dava durumu TTK md. 381’e, “Çoğunluğun yersiz ve haksız kararları ile azınlığı ezmesine engel olmak” gerekçesiyle konulmuştur.

Yargıtay Kararı:
Medeni Kanun md.2:  “Herkes haklarını kullanmakta ve borçlarını ifada hüsnüniyet kaidesine riayetle mükelleftir. Bir hakkın gayrı ızrar suistimalini kanun himaye etmez.”
“… Bu suretle Genel Kurul, aynı durumda bulunan iki ortak arasında ayırım gözeterek ayrı kararlar almıştır. Birini ortaklıktan ihraç etmeyip ötekini ihraç etmiştir. Genel Kurul’un bu kararı, “Medeni Kanun’un 2.md.sindeki objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir davranış niteliğindedir.”(Yargıtay 11.HD.21.4.1977/E.1163,K.2081)


Soru:Bir kararın bozulması, bütün ortaklar için hüküm ifade eder mi?

Cevap:

Bir kararın bozulması, bütün ortaklar için hüküm ifade eder (KK md.53/son).


Soru: Genel kurul hangi yetkilerini devreder? Hangilerini devredemez?

Cevap:

Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez(KK.md.42):

a)Anasözleşmeyi değiştirmek,

b)Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyelerini (gerekiyorsa Tasfiye Kurulu üyelerini) seçmek.

c)İşletme hesabı,bilanço,gelir-gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,

d)Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulunu ibra etmek,

e)Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek,

f)Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usulü; alınacak gayrimenkulün niteliği, yeri ve azami fiyatını; satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek,

g)İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek,

Yönetim Kurulu Üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, Genel Kurulun devredemeyeceği yetkilerini kullanamaz.” (KK md.59/ son fıkra)
Genel Kurulun devredemeyeceği yetkiler, anasözleşmeler ile daha da artırılmış olabilir. Bu nedenle, öncelikle kooperatif anasözleşmesine bakılmalıdır.

Kooperatife gayrimenkul (arsa-taşınmaz mal) alımında Genel Kurul yetkilidir. “Gayrimenkul alımında (…) takip edilecek usul” ile bu gayrimenkulün ”niteliğini, yerini, azami fiyatını” mutlaka Genel Kurul kararlaştıracaktır. Yönetim Kurulu bu konularda hiçbir işlem yapamaz. Bu yetkiler Genel Kurulca da devir ve terk edilemez.(KK md.42/6)

Yönetim Kurulu Üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, Genel Kurulun devredemeyeceği yetkileri kullanamaz(KK md.59/son). Bu yetkileri kullanan Yönetim Kurulu Üyeleri, hapis ve ağır para cezası ile cezalandırılır.(3476 sayılı kanun md.26 (K.K.Ek.md.2/1))

Gayrimenkul alımında takip edilecek usul; kapalı ya da açık zarf yoluyla teklif alma, pazarlık yolu vb. olabilir.

Alınacak gayrimenkulün kooperatifin amacına uygun olması gerekir(KK md.59/5).

Kooperatiflerce alınması kararlaştırılan gayrimenkullerin alımının, tapu devri veya tapuya şerh verdirilecek bir satış vaadi sözleşmesi ile yapılması şarttır(KK md. 59/4).

Başka türlü alımlar, hapis ve ağır para cezası ile cezalandırılır.(3476 sayılı kanun md.26 (KK Ek md.2/1))

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)