Denetçilerin Sorumlulukları

Denetçilerin sorumlulukları

1.Genel hüküm

2.Sorumluluğun hükümleri

3.Sorumluluk halleri

4.Denetçiler için cezai sorumluluk

5.Dava açılması

6.Sorumluluktan kurtulma

7.Yetkili mahkeme

8.Zamanaşımı

* Denetçinin azledilmesi halinde tazminat talebi mümkün müdür?

* Yönetim ve Denetim Kurulu üyeliklerine seçilmeye kimse istekli değilse ne yapılmalıdır?

* Genel kurulca Yönetim ve Denetim kurulu üyelerine ücret verilmesi mümkün müdür?


1.Genel hüküm
Denetçiler; yönetim kurulu üyeleri gibi, Kanun veya anasözleşmenin kendilerine yükledikleri görevleri gereği gibi yapmazlarsa, bu hareketleri ile sebebiyet verdikleri zararlardan kusursuz olduklarını ispat etmedikçe sorumluluktan kurtulamazlar (KK.98/TTK.359).

Denetçilerin sorumlu olabilmeleri için kusurlu (kasıt veya ihmal) olmaları şarttır.
Kusursuz olduklarını ispat yükümlülüğü denetçilere aittir (BK.96).

Kusursuz olduğunu ispat şekli hakkında kanun özel bir hüküm getirilmemiştir. Genel hükümler dâhilinde kusursuzluğun ispatı sağlanabilir. Meşru bir mazeret nedeni ile görevin yerine getirilmemesi kusursuzluğun ispatı için yeterli olabilir. KK.62 nci maddesinde yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurlarının cezai sorumlulukları düzenlenmiş, denetçiler cezai sorumluluk dışında tutulmuştur.

2.Sorumluluğun hükümleri
Sorumluluğu tahakkuk eden denetçiler aleyhine kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir.

Sorumluluğun müeyyidesi kural olarak hukuki tazminattır. Kanunlarda özel hüküm getirilen haller için ayrıca cezai sorumluluk da söz konusu olur.

Yönetim kurulu üyeleri ile kooperatif memurlarının sorumluluğu konusunda KK.62 ile getirilen hüküm, kooperatif denetçileri hakkında uygulanmayacaktır.

3.Sorumluluk halleri

a)Kuruluştan Doğan Sorumluluk
Kooperatifin kuruluşundan sonra ilk yönetim kurulu üyeleri ile denetçiler kooperatifin kuruluşunda yolsuzluk olup olmadığını araştırmakla yükümlüdürler. Bu hususta ihmalleri anlaşılır ve bu yüzden hasıl olan zarar karşılığı tazminat kuruculardan alınmamış olursa, araştırma ve inceleme işini ihmal eden yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler müteselsilen sorumlu olurlar (KK.98/TTK.308 ) .

İnceleme ve araştırma yapılacak husus, özellikle kuruluşa ait belgelerin doğru olması ve değer biçilmesinde hile yapılmamış olması halidir.

Kuruluştan doğan sorumlulukta, yalnız hukuki sorumluluk olmayıp ayrıca cezai sorumluluk da söz konusudur. İnceleme işini ihmal ettikleri anlaşılan denetçiler hakkında ayrıca TCK.nün 230 ncu maddesi de uygulanır.

b)Sırların ifşa edilmesinde sorumluluk
Denetçiler, görevleri icabı gerek kooperatif defter ve hesaplarını incelerken doğrudan doğruya ve gerekse ortakların yapmış olduğu şikayetlerin soruşturması sırasında kooperatifle ilgili olarak öğrendikleri hususları ortaklara ve üçüncü kişilere ifşa ederlerse, bu hareketlerinden dolayı kooperatifin uğrayacağı zararı tazmin ile yükümlü olurlar. Denetçiler ortaklar arasından seçilmişlerse ayrıca TTK. 363/2 de geçen cezai sorumluluğa da muhatap olurlar.

Denetçilerin ortaklar arasından seçilmiş olup olmadıkları sorumluluklarının tayini bakımından önem kazanmaktadır.

c)Genel Kurul kararları aleyhine suiniyetle iptal davası açılması
Genel kurul kararlarının iptali için şahsi sorumluluklarının söz konusu olduğu hallerde yönetim kurulu üyeleri gibi, denetçiler de iptal davası açabilirler.Ancak böyle bir davanın suiniyetle açıldığının tespiti halinde sorumluluk doğar.

4.Denetçiler için cezai sorumluluk
1988 yılında kabul edilen 3476 sayılı Kanunla, denetçiler hakkında cezai hükümler öngörülmüştür. KK. Ek md.2/3 hükmüne göre;
-Yönetim kuruluna seçilen kişilerin üyelik şartlarına haiz olup olmadıklarını araştırmayan (KK.56/2),
-KK.68 de belirtilen inceleme yükümlülüğünü gereği şekilde yerine getirmeyen,
-KK. 67 de belirtilen rapor düzenleme görevini usulüne uygun biçimde yerine getirmeyen, denetim kurulu üyeleri, fiilin önem ve mahiyetine göre bir aydan altı aya kadar hapis ve ellibin liradan beşyüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılacaktır.

5.Dava açılması
Sorumluluk davasının söz konusu olabilmesi için denetçilerin kusurlu hareket etmeleri halinde ortada bir zarar ve ziyan da bulunmalıdır.
Denetçilerin çeşitli hallerde söz konusu olabilen kişisel ve müteselsil sorumluluklarının;
-Doğrudan doğruya kooperatif tüzel kişisine,
-Kooperatif tüzel kişiliği dışında kalan ortaklara,
-Kooperatif alacaklarına,
-üçüncü kişilere,
yapılacak zararlardan doğabilecektir.

a)Kooperatif tarafından dava açılması
Kooperatif tarafından denetçiler aleyhine dava açılabilmesi için genel kurul tarafından karar alınması gerekir.

Genel kurulun dava açılmasına karar vermesinden itibaren bir ay içinde denetçiler aleyhine dava açılması lâzımdır.

Bir denetçi aleyhine dava açılacaksa davayı kooperatif adına diğer denetçi açabilir. Eğer kooperatifin bir denetçisi varsa ve onun aleyhine dava açılacaksa yahut birden fazla denetçi olmasına rağmen bunların tümü hakkında dava açılacaksa, esasen dava açılmasına karar veren genel kurul o denetçileri de görevlerine son vereceğinden, yerlerine yedekten gelen veya yeniden seçilen denetçiler dava açacaklardır.

Genel kurul dava açılmasına karar vermemiş olsa bile dörtten az olamamak kaydıyla ortaklardan onda birini temsil eden azınlığın dava açılması için oy kullanmış olması halinde, kooperatif bu talep tarihinden itibaren bir ay içinde dava açmaya mecburdur. Bu takdirde azınlık, denetçiler dışında bir vekil tayin edebilir ve bu dava vekil tarafından açılır (TTK.341),

b)Zarar gören ortakların dava açması
Denetçilerin kanun ve anasözleşme ile kendilerine yükletilen görevleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından ötürü, kooperatif ortakları zarar görürlerse denetçiler aleyhine tazminat davası açabilirler (KK.98/TTK.309/1).

c)Kooperatif alacaklılarının dava açması
Denetçilerin kanun ve anasözleşme ile kendilerine verilen görevleri hiç veya gereği gibi yapmamalarından dolayı, kooperatif alacaklıları zarar görürlerse denetçilerin aleyhine tazminat davası açabilirler (KK.97/TTK.309/1).

d)İflâs idaresince dava açılması
Kooperatifin iflası halinde, ortakların ve kooperatif alacaklılarının haiz oldukları iflas idaresine ait olur.

6.Sorumluluktan kurtulma

a)Genel olarak
Denetçiler, kusursuz olduklarını ispat ederlerse, sorumluluktan kurtulurlar.

b)ibra
Denetçilerin ibrası da yönetim kurulu üyeleri hakkındaki hükümlere tabidir (KK.98/TTK.310,380),

7.Yetkili mahkeme
Sorumlu olanların cümlesi aleyhine kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir (KK:98/TTK.309/3).

8.Zamanaşımı

Sorumlu olan kimselere karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki bu fiil cezayı müstelzim olup Ceza Kanuna göre müddeti daha uzun zamanaşımına tabi bulunuyorsa tazminat davasına da o zamanaşımı uygulanır (KK.98/TTK, 309/4).

****

Denetçinin azledilmesi halinde tazminat talebi mümkün müdür?

Davacı denetçiliğe seçildiği halde süresi bitmeden yerine başkası seçilmiş olmakla azledilmiş sayılacağından, TTK 350. gereğince ortak olmak kaydıyla azilden dolayı denetçinin tazminat istemeğe hakkı vardır.(Yargıtay 11.HD 2.6.1977/E77-2879, K.2887)

****

Yönetim ve Denetim Kurulu üyeliklerine seçilmeye kimse istekli değilse ne yapılmalıdır?

Uygun bir dille; bu seçimlerin mutlaka yapılması gerektiği yoksa kooperatifin işlemlerinin aksayacağı hatta mahkemece kooperatifin feshine gidileceği (KK m.81/1,4.6 ve TTK m.435) anlatılmalı seçim gerçekleştirilmelidir.

Denetçiler ortak olmayanlardan da seçilebileceğinden (KK m.65/2)Bunlar ücretine katlanma koşuluyla dışarıdan da seçilebilir.

Ancak, Yönetim Kurulu üyelerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır. Dolayısıyla mutlaka ortaklar arasında seçilmeleri gerekecektir.(KK m.55/2)

****

Genel kurulca Yönetim ve Denetim kurulu üyelerine ücret verilmesi mümkün müdür?

Genel Kurulca Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyelerine ücret verilmesi mümkündür.(KK m.56/son, ayrıca bakınız kooperatif anasözleşmesi)

Ücretin yeterince yüksek tutulması hem bu üyeliklere gönüllü ve bu işi yapabilir aday bulunmasını kolaylaştırır, hem de Yönetim Kurulu Üyelerinin isteyerek çalışmasını sağlar. Yasal olmayan yollara başvurmalarını da engelleyebilir.

Ancak, ücret dolayısıyla görev kabul edecekleri zor durumda bırakmamak için, Genel Kurul’da ücret saptaması önce kararlaştırılmalı, seçim daha sonra yapılmalıdır. (Gerçekte Anonim Şirketlerdeki gündem madde sırası da böyledir. TTK.3.369/3 ve 4 )
KK.m.56/ son fıkra: “Yönetim Kurulu Üyelerine Genel Kurulca belirlenen aylık ücret, huzur hakkı, risturn ve yolluk dışında hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamaz.
Bu hükme göre, anasözleşmede tersine hüküm yoksa bunların hepsi yada biri yada birkaçı verilebilir.

Bunların dışında “hiçbir ad altında başkaca ödeme yapılamaz.”

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)