YAPI KOOPERATİFLERİNDE AYRILAN ORTAKLARA YAPILACAK ÖDEMELER VE VARLIKLARDAN PAY VERİLMESİ


-MAKALE-

HAZIRLAYAN: Merdan ÇALIŞKAN

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Başmüfettişi

Öz:

Bu çalışmanın amacı, çeşitli nedenlerden dolayı bir yapı kooperatifinden ayrılan ortağın, kooperatife yaptığı ödemelerin hangi şartlarda ve ne şekilde kendisine geri ödeneceğini ortaya çıkarmaktır. Bu kapsamda, kooperatifleri ilgilendiren mevcut mevzuat hükümlerinden ve uygulanmakta olan işlemlerden faydalanılarak, ayrılan ortağa kooperatif tarafından nasıl bir ödeme yapılacağına, yapılacak olan ödemelerin ne şekilde muhasebeleştirilmesi gerektiğine ve yine ödemenin objektif kriterlere dayalı bir değerleme sistemine tabi tutularak verilmesinin önemine değinilmiştir. Ayrıca ayrılan ortaklara varlıklardan pay verilmesi hususu da tartışılmıştır.

Anahtar Sözcükler : Kooperatif Ortaklığından Çıkma, Yedek Akçe, Olumlu Gelir Gider Farkı, Varlık, Değerleme

  1. Giriş :

Yapı kooperatiflerinde ortaklar, uzun yıllar boyunca ortaklık aidatları ödemekte ve konut veya işyeri sahibi olabilmek amacıyla çabalamaktadır. Bununla birlikte bazı ortaklar yüksek enflasyon, işsizlik, ekonomik krizler, durgunluk, kişisel iflaslar, karar değiştirmeler vb. nedenlerle kooperatif ortaklığından ayrılmakta, mevzuat ve yanlış muhasebe uygulamaları nedeniyle, yıllar boyunca ödedikleri aidatların çok küçük bir kısmını geri alabilmektedirler.

Diğer taraftan bu olumsuzluk yapı kooperatiflerinin cazibesini azaltmakta, kredi olanaksızlıkları, arsa temininde güçlükler gibi diğer sebeplerle birlikte yapı kooperatiflerinin gerileme ivmesi artmaktadır. Bu durum şehircilik planlaması ve gecekondulaşma olgularını da etkilemektedir.

Ayrıca, yapı kooperatiflerinde profesyonel muhasebe anlayışı bulunmamakta, aynı muhasebe işlemleri farklı şekillerde kayıtlanmakta, mali tabloların bazıları (nakit akış tablosu gibi) hiç düzenlenmemekte, bilanço ve gelir tabloları açıklık, tutarlılık, karşılaştırılabilirlik ilkeleri olmaksızın düzenlenmekte, mali tablolarda dipnotlar kullanılmamaktadır.

Buna ek olarak, denetçilerin vasıfsız olmaları nedeniyle kooperatiflerde muhasebe denetimi yapılamamakta, mali tabloların kayıtlara uygun olup olmadığı tespit edilememekte, bu durum bazı yöneticilerce kötüye kullanılmaktadır.

Özellikle inşa konusu olan varlıkların değerlemiş haliyle, muhasebe standartlarına uygun olarak hazırlanmış mali tablolar baz alınarak, ayrılan ortaklara verilecek payın hesaplanması oldukça önemlidir.

Diğer önemli bir husus ise, mevzuatta yer alan ve fakat uygulaması pek bulunmayan, ayrılan ortaklara varlıklar üzerinden pay verilmesidir. Amaç, ortağın ayrıldığı tarihte kooperatifin gerçek değeri üzerinden kendine düşen payın verilmesidir. Bu uygulamanın, muhasebesel etkileri yanında, özellikle nakit akışı ve bütçeleme gibi finansal ve yönetsel alanlarda etkilerinin olacağı da açıktır.

Kooperatifler Ortakları İçin Yaptıkları Konutları Bittiğinde Teslim Eder..

Yapı Kooperatifleri, ortaklarını konut/işyeri sahibi yapmak için kurulur. Ortaklarından topladıkları paralarla; arsa alımı, inşaat, altyapı, çevre düzenlemesi gibi hizmetleri yaparlar.

Konutların yapımı tamamlandığında; ya kur’a çekilerek veya rızaen belirlenen konutlar sahiplerine teslim edilip, tapuları verilir. Yani Ferdi Mülkiyete geçilir.

Herhangi bir ortağın, diğer ortaklara bu usul dairesi dışında konut/işyeri teslimi yapılamaz. Zira, Kooperatiflerde eşitlik esas şarttır. BU eşitlik 1163 sayılı Kooperatifler Kanun’un 23. maddesinde belirtilmiştir.

Kooperatif Borçlarına Uygulanacak Faiz Oranı; YILLIK TEMERRÜT FAİZ ORANIDIR

Kooperatiflere borçlu ortaklar için, genellikle Genel Kurullarda belirlenen faiz oranı tatbik edilmektedir.

Kooperatiflerin faiz oranları konusunda Kooperatifler Kanunu ve Ana sözleşmelerde bir hüküm bulunmadığında; 11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Borçların faizi konusundaki 120. Maddesi tatbik edilmektedir.

Daha önceki 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanununun 2/1 maddesi tatbik ediliyordu. Bu da, en az aylık %9 dan yüksek olmakta idi.

Şimdi, kooperatifler 1.7.2012 tarihinden itibaren (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarih) en fazla yıllık %18 oranında temerrüt faizi belirleyebileceklerdir

Bu sebeplerle; Kooperatiflerin Genel Kurulları yüksek faiz oranı belirlemiş olsalar ve bu sözleşmeye göre belirlenmiş faiz oranı olsa da; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Borçların faizi konusundaki 120. Maddesine göre; ( Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.) hükmü ile reel hale getirilmiş, ekonominin gerekli kıldığı, belirlenmiş faiz oranları mecburi kılınmıştır.

Bu konuda; Yargıtay 23. Hukuk Dairesi nin bir kararı aşağıya alınmıştır.

Kooperatif Borcundan Dolayı Ferdi Mülkiyete Geçen Konutlara Şerh Konulamaz,

Birçok kooperatifin gerek resmi kurumlara gerekse müteahhitlere borcu sorun olmakta, Kooperatifin malvarlığı bulunmadığı için bunların tahsilinde en kısa yolun İcra vasıtasıyla tapu kayıtlarına şerh koydurmak olduğunu görmekteyiz.

Özellikle Vergi daireleri yetkilerine dayanarak kendisi, Müteahhit ve diğer alacaklılar bunu icra yoluyla yapmaktadırlar.

Kooperatif ortaklarının kooperatif borçlarından dolayı sorumluluklarının anasözleşme ve kooperatifler Kanunundaki hükümlere göre; koymayı taahhüt ettikleri sermaye payı ile sınırlı olduğunu nazara almamaktadırlar.

Kooperatif Ortaklarının Konut Tahsisinde Hakları

Konut yapı kooperatifleri aidat ödeme yükümlüğünü yerine getiren ortaklarına kullanılabilir durumdaki bir daire tahsisle yükümlüdür.

Kooperatif anasözleşmesinin 62. maddesi uyarınca, konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra ortaklar veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur’a ile dağıtılır. Konutların anasözleşmenin 59/2. maddesine göre ortaklara dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz.

Bu durumda, bir konutun ortağa tahsis edildiğinden söz edilebilmesi için ya kur’a sonucu konutun tahsis edilmiş olması veya konutların genel kurulca belirlenecek esaslar dahilinde ortaklara dağıtılmış olması ve genel kurulun bu dağıtımı açık veya zımni olarak onaylaması gerekir. Anlatılan ilkeler dışında, yönetim kurulu genel kurulun kararı veya onayı olmaksızın bir konutu belli bir ortağa tahsisine karar veremez.

KOOPERATİFE KABUL KARARI ALINMAMIŞ ORTAĞIN DURUMU

Bazı Kooperatif ortakları, Kooperatife ortaklık müracaatı yapmadan, Yönetim Kurulunca Ortak olarak kabul edildiğine dair karar alınmadan ortak olduğunu sanarak, kooperatife devamlı aidatını yatırmakta ise; bu kişinin ortaklık durumu nedir?

Farklı Kooperatif Ortaklığı Konusunda Yeni Yargıtay Kararı

Kooperatifler Hukukunun önemli hükümlerinden biri; ortakların, hak ve yükümlülüklerde eşit olmasıdır. Bu güne kadar, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu bu ilkenin dışına çıkmak istediğinde; bu hususu genel kurul gündemine alarak, genel kurulun tartışmasına açıkça sunması gerektiği istenmekte idi. Yargıtay ‘ın 03.02.2014 tarihli bir kararı ile bu şarta yeni bir alternatif getirerek, genel kurulun yapılan uygulamayı açıkça ya da zımnen benimsemesi halinde, karar olmasa dahi Farklı Şartlı Üyeliğin kabul edileceği belirtmektedir.

Kooperatife Yeni Giren Ortağın Sorumluluğu

Yapı Kooperatiflerinde ortak adedi sabit olmayıp, projesine göre yapılacak Konut/İşyeri kadar ortak alınmak zorundadır. Zira, Kooperatiflerde yedek ortak adı altında ortaklık kaydı yapılamayacağı gibi yapılacak konut ve işyeri ile alınacak ortak sayısı genel kurulca belirlenir (KK Md.42).

BU sebeple, bazı Kooperatiflerin yaptığı Yedek Ortak kaydı hukuki olmayıp, yapılan kayıt ve alınan paraların yasal dayanası bulunmamaktadır. İlerde bu kişilerin haklarının zayi olmasında, kendi kusurları olduğundan ödedikleri paraları kooperatiften geri almakta zorlanacaklardır.

KOOPERATİFTEN AYRILAN ORTAK, ALDIĞI KONUTU İADE EDER

Yapı Kooperatiflerinde; konut veya işyeri inşaatı ortakların ödeyeceği inşaat giderleri ile karşılanır. BU sebeple bütün ortakların ödeme yapmaları gerekir. Aksi takdirde inşaatlar belirlenen zamanda bitirilemez.

Kanun koyucu bu ödemelerin sağlanması için, ödemeleri yapmayanlara iki ihtar gönderildikten sonra ihraç edilmelerine imkan tanımıştır. BU ihraçlarda ortak, ödemiş olduğu miktarı tam olarak da geri alamaz. Ortaklıkta bulunduğu süredeki yıllık bilançolardaki Genel giderlerin hesaplanarak alacağından düşülmesi gerekir.

Eğer ortağa yapılmış konutlardan biri tahsis edilmiş ise, ihraç edilen ortağın bu hakkı da kalkar. Bazı Kooperatiflerde olduğu gibi yapılmamış, yarım veya tam yapılmış bu konutların verilmiş tapuları da iptal edilir. Zira, bu konut/işyerini ortak, kooperatif ortaklığı sebebiyle almış, ancak ödemeleri yapmayınca da ortaklığı kalkmış olduğundan, ortak olması sebebiyle aldığı konutu iade etmek zorundadır.

KOOPERATİFE SABİT FİYATLA ORTAK ALINMASI

Yapı Kooperatiflerde ortaya çıkan finansman sıkıntısını gidermek için yapılan tatbikat; mevcut konut sayısından daha az ortak mevcut ise, (PEŞİN VE SABİT FİYATLA) yeni bir ortak bulmak, mevcut ortaklardan isteyenlere aynı şekilde ortaklık tanımak veya ortak dışı olan şahıslardan isteyene kooperatif konutlarından fazla olan birini satış yapmak ama kişiyi kooperatif üyeliğine almamak olmaktadır.

BU konuda Kooperatifler Kanunu ile Ana sözleşmelerde herhangi bir hüküm bulunmadığından, konu Genel Kurul yetkileri içinde halledilmek istenmiştir.

Bu işlemi Yönetim Kurulunun yapma yetkisi bulunmadığından Genel Kurulun aşağıda yazacağımız yetkilerine dayanılarak alınacak bir kararla konu çözümlenmiştir.

Ttabikatta; kooperatif Yönetim Kurullarının bazıları Genel Kuruldan karar çıkarmakta, bazıları ise, herhangi bir karar olmadan alıcı ile sözleşme yapmakta veya (İBRANAME) veya başka başlıklarla; Ortak veya alıcının belli bir konutu belli bir fiyatla satın aldığını, kooperatifin ilerde bu kişiden hiçbir suretle kooperatif aidatı, inşaat bedeli, SGK, Vergi, tazminat ve davalar sebebiyle oluşacak giderlerden sorumlu tutulmayacağını taahhüt etmektedir.

Daha önce de yazdığımız gibi, bu konuda geçerli olan GENEL KURULUN alacağı karardır. Bu kararda nasıl bir şart tanınmışsa o kooperatifi bağlar. Ama, Yönetim Kurullarının Genel Kurul karraı olmadan yapacağı bu işlem kooperatifi bağlamayacağı gibi ilerde ortağı diğer ortaklarla eşit halde sayılmasına sebep olup, ödeme istenmesine sebep olabilir, kooperatife karşı aidat, faiz vs. borçlardan diğer ortaklar gibi sorumlu hale getirir.

Bunun bir istisnası, Yönetim Kurulunun yaptığı bu geçersiz işlemi yapılacak Genel Kurulların birinde Genel Kurula sunup, yapılmasını kabul kararı çıkarmaktır. Bu yapılan işlemi geçerli hale getirir.

Peşin ve Sabit Fiyatla Ortaklığın yukarıda bahsettiğimiz şekilde yapılması halinde dahi; Kooperatife ortak olunsun veya olunmasın, konutu alan kişi KOOPERATİFİN GENEL GİDERLERİNDEN sorumludur.

Bu Konudaki Kanun maddeleri:

Kooperatiflerde Sabit Peşin Fiyatlı Ortaklık

Bilindiği gibi; birçok kooperatif finansman darboğazını aşabilmek, müteahhide yapılan maddi taahhütleri yerine getirebilmek için (ANAHTAR TESLİMİ PEŞİN FİYATLA) ortak almaktadır.

Bu satışı ispatlamak üzere Ortağa “alınan bedel dışında ilerde hiçbir ödemenin alınmayacağı, ortağın kooperatif borçlarından sorumlu tutulmayacağını” belirten belgeler vermektedirler.

Bazı Kooperatifler bu belgeler, kooperatifin imzaya yetkili olmayan muhasebecisi veya Yönetim Kurulu üyesi tarafından imzalanmaktadır. Hatta kooperatifi temsilen hiçbir imzanın olmadığı belgeleri dahi görmekteyiz.

Zaman geçip, yeni Genel Kurullarda seçilen yeni Yönetim Kurulları, bu belgelere rağmen yeni ödeme kararları almakta, (Anahtar Teslimi Peşin Fiyatla) konut alan ortaklardan da bu ödemeleri istemektedirler. Ödeme yapmayan bu ortaklardan icra yoluyla tahsilat yapmak yoluna gitmektedirler.

Bu durumla karşılaşan ortak, en geçerli yol olarak Kooperatiften istifa yolunu seçmektedir. Konutun tapusunu almış, elinde ödeme istenmeyeceğine dair belge olduğuna göre, kurtulduğunu sanmaktadır. Hatta, bunlardan bazıları konutunu bir başka ortaktan almış, kooperatife de ortak olmamış olduğundan kendimi daha da güvende sanmaktadır.

Bu durumun Kooperatifler Kanununa ve geçmiş davalara göre durumunu, ortağın hangi haklara sahip olduğunu, ne gibi ödemelere mecbur bulunduğunu açıklamak ve bu tarzda ortak olacaklara yol göstermek üzere bazı hususları açıklamak istiyorum:

KOOPERATİFLERDE FARKLI STATÜDE ORTAKLIK

Özellikle birkaç tip konut yapan Yapı Kooperatiflerinde, ortaklar farklı ödemeler yapmakta, farklı konutlara kaydedilmekte olduğuından ortak statüleri de farklı olmaktadır.

Bunun dışında, aynı tip konutlarda olmasına rağmen peşin ödeme yaparak veya belli bir zaman sonra belli ödemeleri yapmaları halinde, ayrıca inşaat bedeli alınmayarak yine değişik statüde ortaklar meydana getirilmektedir.

Değişik statü denildiği zaman; bunun; peşin ödemeler, kur’a çekimi, taksit miktarları vs gibi mali konularda olduğunu hatırlatmak gerekir. Yoksa Asıl ortak, yedek ortak veya genel kurullarda oy değişikliği gibi anlamamak gerekir.

Kooperatiften Ayrılan Ortağın Alacakları

Kooperatiflerden ihraç edilen veya herhangi bir sebeple ayrılan ortakların şikayetleri; ödedikleri aidatların iadesi talebine ilişkindir.

Kooperatiften ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların ödenmesi ise, bilançonun kesinleşmesinden, yani bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren en erken bir ay sonunda mümkün hale gelir. Bu tarihten itibaren davacı temerrüt faizine hak kazanır.

Açılan davaların çoğunda davacı ortak, kooperatiften ihraç edildiğini ileri sürerek, yaptığı ödemeleri ve munzam zarar karşılığını temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmektedirler.

Davalı kooperatifler ise; davacının alacağının bulunmadığını, alacak miktarının talepten az olduğunu veya diğer iddialarını ileri sürmektedirler.

Kooperatif ortaklığından istifa eden veya ihraç edilen davacının, ödediği aidat bedellerinin iadesi gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17. Ve gerekse yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 15. madde hükümleri uyarınca, kooperatiften ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların ödenmesi ise, bu bilançonun kesinleşmesinden, yani bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren en erken bir ay sonunda mümkün hale gelir.

O halde, davacının ayrılışının kesinleştiği yılın bilançosunun görüşüldüğü genel kurulu beklemek zorunluluğu var. Davacıya iade edilecek aidat bedelleri toplamı bu genel kuruldan bir ay sonra muaccel olduğundan, bu tarihten itibaren davacının temerrüt faizine de hak kazanacağı dikkate alınması gerekir.

 BU Konudaki Kanun maddeleri:

İHRAÇ KARARINDA ATIFET MEHLİ

Kooperatif ortağının borçlarını ödememiş olması sebebiyle ortaklıktan ihracı durumunda; Genel Kurulun bu ortağa “mevcut borçlarını ödemesi halinde ortaklığının devam edeceği” konusunda alacağı karara (ATIFET SÜRESİ) veya (ATIFET MEHLİ) denilmektedir. Genel Kurul böylece ortağa bir şans daha tanınmış olduğundan bu Genel Kurulun bir ATIFETİ=İYİLİK=LÜTUF tur. O güne kadar birçok ödeme yaparak ortaklığını devam edene bir şans tanımaktır.

Ancak; Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre, genel kurulca verilen “atifet mehli”, borcun verilen sürede ödenmemesi halinde önceki tarihli yönetim kurulu kararı geçerliliğini korur yani ortak ihraç edilmiş olur.

Mahkeme bu konuyu nazara almalıdır. Mahkemece, ihraç kararının iptali isteminin ortak olduğunun tespiti istemini de içeriyor olması nedeniyle, genel kurul kararı gereği yönetim kurulu tarafından davacıya tebligat yapılıp yapılmadığı, tebligat yapılmış ise, verilen sürede tüm borcun ödenip ödenmediğinin öncelikle araştırılması; tebliğe rağmen borcun ödenmemesi halinde ihraç kararının kesinleşeceği, aksi takdirde davacının ortaklığının halen devam ettiğinin kabulüne karar verilmesi gerekir.

BU konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin bir kararını aşağıya alıyoruz:

İstifa Eden Ortağa Verilen (İBRANAME)

Özellikle Yapı Kooperatifleri ortaklarının herhangi bir nedenle Kooperatiften istifa etmeleri durumunda Yönetim Kurulu; konutun kendisinde kalması için İBRANAME veya SÖZLEŞME başlığıyla yapacağı ödemelere ilişkin bir belge verilmektedir.

BU belgenin geçerliliği konusunda sitemizde (AYRILAN ORTAĞA VERİLEN İBRANAMENİN GEÇERLİLİĞİ) konusundaki yazımızın temelini teşkil eden YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİNİN kararını aşağıya alıyoruz. Buna emsal başka kararlarda bulunmaktadır.

KOOPERATİF ORTAKLARININ HAKLARI –III-

3.ÇIKAN ORTAK ALACAĞINI 5 YIL İÇİNDE İSTENMEZSE, TALEP HAKKINI KAYBEDER:

Kooperatif ortaklığından çıkan kişinin, kooperatif alacaklarını resmi yollardan talep etmesi gerekir. Sözlü vaat ve zaman vermelere kanmamak gerekir. En azından ortaklıktan istifa kabul edildikten sonra, noterden bir ihtar göndererek alacakların ödenmesi istenmelidir.

Kanun bunu şu şekilde ifade etmektedir:.” Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (K.K. Md:17/2)

Burada önemli olan alacağınızı 5 yıl istemediğiniz takdirde, bu süre geçtikten sonra talep etme hakkınız kaybolmaktadır. Buradaki “isteme”, alacağınızı; yazılı olarak, noter yoluyla, icra veya mahkeme yoluyla veya bir başka yolla talep etmektir. Bu talep 5 yıllık zaman aşımını durdurur ve siz alacağınızı alabilmek için kanuni yollara başvurabilirsiniz.

Bu zaman aşımına; Genel Kurul kararı ile alacağın 3 yıl geciktirilmiş olması da dahildir.

Bugün Türkiye’deki Kooperatif ortakları ayrılmak istediklerinde alacakları konusunda ÇİN İSKENCESİNE tabi tutulmaktadırlar.

Büyük çoğunluk; “5 yıl içinde alacağını TALEP etmemesi halinde; alacağı zaman aşımına uğrayacağını” bilmemektedir. Kötü niyetli yöneticiler; güzel sözler ve vaatlerle bu 5 yıl içinde sizin alacağınızı hukuken talep etme hakkınızı kullandırmamaktadırlar.

 İLGİLİ KANUN MADDELERİ:

1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU

D) Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma süresi ve yükümlülük:

Madde 17 – Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu anasözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır.

Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, anasözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda kooperatifin muhik bir tazminat isteme hakkı saklıdır. Çıkan veya çıkarılan ortaklar ile mirasçılarının alacak ve hakları bunları istiyebilecekleri günden başlıyarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Çıkan veya çıkarılan ortağın sermaye veya mevduatından kısmen veya tamamen yoksun kalacağı hakkındaki şartlar hükümsüzdür.

KONU İLE İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

KOOPERATİF ORTAKLARININ HAKLARI –II-

2.ORTAKLIKTAN ÇIKMA HAKKINI KULLANMA ŞEKLİ:

Kooperatifler Kanununun 12. Maddesine göre; Kooperatiften çıkmak isteği; “bir hesap senesi sonunda olabileceği” hükmü (K.K. Md:12/1) yanında; “en az 6 ay önceden haber verme zorunluluğu” şart konulmuşsa da, maddenin ikinci cümlesinde “Ana sözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir “ denilmektedir. Ana sözleşmelere bu hüküm konulmadığı halde; kooperatifler çoğunlukla ayrılmak isteğini hemen kabul etmektedirler.

İlgili Kanun maddesi:

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu

III – Bildirme süresi ve çıkma zamanı:

Madde 12 – Çıkış, ancak bir hesap senesi sonu için ve en az 6 ay önceden haber verilerek yapılır. Anasözleşmede daha kısa bir süre belirtilip hesap senesi içinde çıkışa müsaade edilebilir.

Konu ile ilgili Yargıtay Karar özetleri: