Sorularınız için;

Sitemizin başlığındaki “ÜCRETLİ DANIŞMANLIK HİZMETİ” Bölümünü okuyunuz.
Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
KOOPERATİF KONULARI kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

2012 PRATİK BİLGİLER

ASGARİ ÜCRETLER
16 Yaşından Büyükler için (01.01.2012 – 30.06.2012)        886,50
16 Yaşından Büyükler için (01.07.2012 – 31.12.2012)        940,50
16 Yaşından Küçükler için (01.01.2012 – 30.06.2012)        760,50
16 Yaşından Küçükler için (01.07.2012 – 31.12.2012)        805,50
DEMİRBAŞ VE AMORTİSMAN SINIRI (VUK 393)
Doğrudan Gider Yazılacak Demirbaş ve Peştemallıklar       770,00
(01.01.2012 Tarihinden itibaren)

PRİME ESAS KAZANÇ TABAN VE TAVAN MATRAHLARI
Taban (01.01.2012-30.06.2012 Tarihleri arası)                               886,50
Tavan (01.01.2012-30.06.2012 Tarihleri arası) Taban (x) 6.5    5.762,40
Taban (01.07.2012-31.12.2012 Tarihleri arası)                                 940,50
Tavan (01.07.2012-31.12.2012 Tarihleri arası) Taban (x) 6.5      6.113,40

İŞSİZLİK SİGORTASI ORANLARI
İşçi Payı                   1
İşveren Payı            2
Devlet Payı              1

YAZAR KASA FİŞİ KESME SINIRI
Perakende Satış Fişi ve Yazar Kasa Fişi Düzenleme Sınırı
( 01.01.2012)            770,00

YEMEK YARDIMI MUAFİYETİ (Gelir Vergisi Yönünden) (GVK Tebliği 280)
Hizmet Erbabına işverenlerce yapılan yemek yardımları
istisna tutarı (2012)                                                                            11,70

KİRA STOPAJI ORANI
Kiralarda stopaj (01.01.2007 den itibaren)                                      % 20

GEÇİCİ VERGİ ORANLARI
Gelir Vergisi Mükelleflerinde (2006 I. Dönemden itibaren)               15
Kurumlar Vergisi Mükelleflerinde (2006 II. Dönemden itibaren)     20

KAPICI ÖZET MAAŞ HESABI   
01/01 – 30/06/2012    01/07 – 31/12/2012
Brüt ücret                                                       886,50                940,50
İşçi SGK Primi (%14)                                     124,11                 131,67
İşsizlik Sigortası Primi (%1)                              8,87                     9,41
Gelir Vergisi (% 0)                                           00,00                       ,00
Damga Vergisi (%0,0)                                     00,00                       ,00
Kesintiler Toplamı                                            132,98                141,08
Net Ücret                                                            753,52                799,42

GELİR VERGİSİ TARİFESİ (2012)
10.000 TL’ye kadar                                                           %15
25.000 TL’nin 10.000 TL’si için 1.500 TL, fazlası        %20
58.000 TL’nin 25.000 TL’si için 4.500 TL fazlası         %27
58.000 TL’den fazlasının 58.000 TL’si için
13.410 TL fazlası                                                                  %35

GELİR VERGİSİ TARİFESİ (2012) (ÜCRETLİLER)
10.000 TL’ye kadar                                                            %15
25.000 TL’nin 10.000 TL’si için 1500 TL, fazlası         %20
88.000 TL’nin .25000 TL’si için 4.500 TL, fazlası         %27
88.000 TL’den fazlasının  88.000 TL’si için                       21
510 TL, fazlası                                                                       %35

FATURA KULLANMA MECBURİYETİ (VUK Md. 232)
Fatura Kullanma Mecburiyeti                                        770,00

BİLANÇO HESABI ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA HADLERİ
(VUK Mükerrer Md.177)
Yıllık Alış Tutarı                                                              140.000
Yıllık Satış Tutarı                                                            190.000
Gayrisafi İş Hasılatı ile Yıllık Satış Tutarı Toplamı       77.000
İş Hasılatının Beş Katı ile Yıllık Satış Tut. Toplamı     140.000

EN AZ CEZA HADDİ (VUK Md.343)
Damga Vergisinde                                                            8,80
Diğer Vergilerde                                                             18,00

TAHAKKUKTAN VAZGEÇME (VUK Mükerrer Md. 115)
Tahakkuktan Vazgeçme                                                20,00

MESKEN KİRA GELİRLERİNDE İSTİSNA     
2012 Yılı İstisna Tutarı (GVK Tebliği ….)                          3.000,00
2011 Yılı İstisna Tutarı (GVK Tebliği 278)                         2.800,00

YILLIK ÜCRETLİ İZİN
Hizmet süresi Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil)         14 Gün
Hizmet Süresi Beş yıldan fazla onbeş yıldan
az olanlara                                                                                   20 Gün
Hizmet süresi Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara
15 yıl ve daha fazla olanlar                                                        26 Gün
Onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve
daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli
izin süresi En az                                                                           20 Gün

İHBAR BİLDİRİM SÜRELERİ

Hizmet Süresi 6 aydan az sürmüş işçi için                                2 hafta
Hizmet Süresi 6 aydan 1.5 yılı kadar sürmüş işçi için             4 hafta
Hizmet süresi 1.5 yıldan 3 yıla kadar sürmüş işçi için             6 hafta
Hizmet süresi 3 yıldan fazla sürmüş işçi için                             8 hafta

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLAN İLLER LİSTESİ
Adana
Bursa
Eskişehir
İzmir
Konya
Adapazarı (Sakarya)
Diyarbakır
G.Antep
Kayseri
Mersin
Ankara
Erzurum
İstanbul
Kocaeli (İzmit)
Samsun
Antalya

SAKATLIK İNDİRİM ORANLARI (GVK Tebliği 278)
I. Derece Sakatlar
(Çalışma Gücünün Asgari % 80′ini Kaybedenler)         770,00
II. Derece Sakatlar
(Çalışma Gücünün Asgari % 60′ını Kaybedenler)         380,00
III. Derece Sakatlar
(Çalışma Gücünün Asgari % 40′ını Kaybedenler)         180,00
50 ve Daha Fazla İşçi Çalıştırılan İşyerleri İçin Özürlü,
Eski Hükümlü ve Terör Mağduru Çalıştırma Oranları

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
2012 YILI PRATİK BİLGİLER kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Apartman Ada Yönetiminin Alacak Takibi

TAKİP İÇİN; 634 SAYILI YASANIN 37/SON MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN VE BELİRLİ BİR ALACAĞI İÇEREN KAT MALİKLERİ KURULU KARARI VEYA KESİNLEŞMİŞ İŞLETME PROJESİ OLMALIDIR.

ÖTE YANDAN, TAKİBİ YAPAN ADA YÖNETİMİNİN 634 SAYILI YASAYA GÖRE TÜZEL KİŞİLİĞİ OLUP OLMADIĞI DA BELLİ DEĞİLDİR.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Tarih: 06/06/2003 Esas No: 2003 / 10671 Karar No: 2003 / 13405

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı merci kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklı takip talepnamesinde dayandığı belgeleri göstermemiş olup, yargılama sırasında ibraz ettiği belgeler de 634 sayılı yasanın 37/son maddesinde öngörülen ve belirli bir alacağı içeren Kat Malikleri Kurulu kararı veya kesinleşmiş işletme projesi niteliğinde değildir. Öte yandan, takibi yapan ada yönetiminin 634 sayılı yasaya göre tüzel kişiliği olup olmadığı da belli değildir. Mercice, itirazın kaldırılma talebinin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 06.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Apartman Yönetim Planı, İşletme Projesi, İşletme Projesi Hakkında Kararlar, Kat Malikleri Kurulunun Hükmü Şahsiyeti, Ortak Giderler ve Avans, Ortak Giderlerde Sorumluluk, Sorular-Cevaplar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kooperatiften İhracı İptal Edilen Ortağın Tazminat Hakkı Nasıl Hesap Edilir ?

Kooperatif üyesi iken ortaklıktan ihraç edilen, ancak ihraç kararının iptaline rağmen üyelik haklarını iade etmeyerek kötü niyetli davranan Kooperatifler hakkında Üyeliğin tespiti davası açılabilir.

Eğer, ortağın hakkı olan konut veya işyerinde önemli değişiklik ve ilaveler yapan yeni ortağın ve diğer ortakların da bazı hakları vardır.

Böyle bir durumda eğer kura çekimi iptal edilirse, diğer ortakların teslim edilen yerlere yapmış oldukları inşaatlar ve ilaveler bakımından zarara uğramaları kaçınılmazdır. Bu şekildeki bir davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararı şöyle olmuştur:

“….kura çekiminin davacının ihracının iptali kararından önce olduğu, çekilen bu kura sonucu herkese yerleri tahsisi edilmiş herkes ilaveler yapmıştır. Bu aşamadan sonra kura çekiminin iptalini istemek diğer üyelerin zararını mucip olacağı gerekçesiyle iptale ve tescile ilişkin kısmı istemeyeceği davalı ancak tazminat isteyebileceğinden (………) lira tazminatın dava tarihinden itibaren % 30 yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sair isteklerin reddine”  karar verilmiştir.

Burada önemli bir husus bu tazminatın nasıl hesap edileceğidir.

Bu Konuda Yargıtayın 2 kararı bulunmaktadır:

1- 1996 tarihli karar

2- 1999 tarihli karar

İkinci karar, birinci karardaki esasların uygulamada yanlış tatbiki sebebiyle Kooperatif ortaklarının zarar görmesi üzerine, alınmış olup, şu anda tatbiki gereken karardır. Biz her iki kararı da aşağıya alıyoruz: Dikkat edilmesi gereken 2. karardaki kıstasların tatbik edilmesi gerektiğidir.

BİRİNCİ KARAR:

Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 28/03/1996 Tarih ve Esas No: 1996 / 88 Karar No: 1996 / 2130 sayılı kararı:

“…kooperatifçe konut tahsisi edilemeyen ortağa aşağıdaki tazminat hesabına uygun olarak bir hesap yapılması gerekmektedir.

a) Ortaklara verilen taşımanın dava tarihindeki rayiç değeri tespit edilmelidir.

b) Normal ödemesini yapan diğer ortakların ödeme tarihleri de nazara alınarak, toplam ödemeleri paranın iştira gücünün azalması ve sair etkenler nazara alınarak rayiç değerin tespit edildiği tarihe taşınarak ödemelere tekabül eden miktar belirlenmeli.

c) Böylece normal ödeme yapan ortakların rayiç değer tespit edilen tarihte ödemelerinin karşılığı olan miktar itibariyle ve rayiç değer nazara alınarak taşınmaza malik olmakla elde ettikleri menfaat miktarı bulunmalı.

d) Davacı ortağın diğer ortaklara göre eksik ödeme yaptığı miktar nazara alınarak davacının yaptığı ödeme miktarı ve tarihleri göz önünde tutularak bu miktarın yine rayiç değer tespit edilen tarihe taşınarak gerçek karşılığı bulunmalı.

e) Normal ödeme yapan diğer ortakların davacının rayiç değer tespit tarihinde tespit edilen ödeme karşılıklarının birbirinden çıkarılması suretiyle davacının diğer ortaklar kadar bir yararlanma sağlanması için ödemesi gereken miktar saptanmalı.

f) Bu suretle yapılan hesaplama sonunda elde edilen rayiç değerden diğer ortakların ödemelerinin gerçek karşılığı çıkarılarak bulunacak yararlanma miktarından, davacının diğer ortaklara denk bir ödemeye varması için hesaplanan eksik ödeme miktarı çıkarılmak suretiyle davacıya ödenecek tazminat miktarı bulunması gerekir”


İKİNCİ KARAR:

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; 25/02/1999 Tarih ve Esas No: 1998 / 9606 Karar No: 1999 / 1531    sayılı kararı:

“Davacı, kooperatifin ortağı iken ortaklıktan çıkarıldığı ve mahkeme kararı ile ortaklığa döndüğü, davalı kooperatifte davacıya verilecek bir konut bulunmadığı bu durumda davacının tazminat talep etme hakkı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur.

Uyuşmazlık tazminatın ne şekilde hesaplanacağı hususunda toplanmıştır.

Dairemizin önceki kararları ile davalı kooperatiften haksız olarak ihraç edilen ve bu sebeble konut veya işyeri alamayan bir ortağın eksik ödemeleri sebebiyle kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği (6) bend halinde sayılan hesaplama formulü ile belirlenmesi gerekeceği içtihat edilmiştir. Ancak, uygulamada bu formüldeki güncelleştirme işleminde gerek uyarlamaya esas alınan endekslerin değişik olmaları, gerekse bu formüldeki (5) ve (6) bendlerdeki iki çıkarma işleminin ard arda uygulanması, kimi hallerde eksik dahi olsa bir ödemesi olan ortağa verilmesi gereken bir tazminat miktarının mutlaka olması gereken, bu formülün sıfır veya eksi bakiye verdiği gözlenmiştir.

Bu durum karşısında tazminat hukuku ilkelerine ters düşen bu formülden (5) ve (6) numaralı bendler çıkarılarak, (5) numaralı bend yerine uyuşmazlığı daha adil çözüme vardırmasının doğru olacağı düşünülen orantı formülü ilave edilmesi uygun görülmüştür.

Ayrıca, bu formüldeki güncelleştirmede kullanılan endeksin (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış Ortalaması) nın esas alınarak, farklı bilirkişilere göre farklı kararların çıkmasının da önlenebileceği düşünülmüştür.

O halde, yukarıdaki açıklamalara göre, bu tür davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesinin aşağıdaki şekilde formüle edilmesi gerekmiştir.

1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.

2- Davalı kooperatife normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin, ödeme yaptıkları tarihler itibarı ile toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi Artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.

3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bendde bulunan değerden (2) numaralı bendde bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktarda yararlanma elde ettikleri ortaya çıkarılmalıdır.

4- Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı benddeki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarıda güncelleştirilmelidir.

5- Bu hesaplamalardan sonra, normal ödentilerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bendde bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, yine yukarıda (3) numaralı bendde bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bendde eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği, orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Y. sonuç olarak, (4) numaralı bendde bulunan miktar, (3) numaralı bendde bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bendde bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talepte değerlendirilerek) bu miktara hükmedilebilecektir. Yukarıdaki ilkeleri dikkate almayan mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.”

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Ayrılan ortağın yerine yeni ortaak alınması halinde koop. borcu, Çıkarılan Ortağın Yerine Yenisinin alınması, Daire Dağıtımında Kura Dışı Kalma, Daire Dağıtımında Kura Dışı Kalmak, Gecikme Faizi, İhracı İptal Edilen Ortağın Tazminat Talebi, Konut Dağıtımı, Konut Verilmeyen Ortağın Tazminat Talebi, Konutlar, Kooperatif Soruları, Mevcut Olmayan Yerin tahsisi, Ortağın Konutunu alamaması., Ortağın Tazminat Talebi, Ortaklık, Ortaklıktan İhraç Kararının İptali kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

KOOPERATİFTEN İHRAÇ KARARI KALDIRILAN ORTAK DAİRESİNİ TALEP EDER

Kooperatiften ihraç edilmiş bir ortağa, daha önce tahsis edilmiş olan daire; ihraç kararı kesinleşmeden bir başka ortağa verilemez. İhracın mahkemece iptali üzerine, daire ilk ortağa geri verilir.

Bazı kooperatifler 2. ortaktan dairenin geri alınamaması için, 2. ortağa tapusunu da vermektedirler.

Tapular bütün ortaklara aynı zamanda verilmesi gerektiğine dair Yargıtay kararına rağmen, diğer ortaklarına tapu vermedikleri halde bu 2. ortağa tapu veren Kooperatifler dahi bulunmaktadır. Kaldı ki tapu devir işlemi yapılmış olsa bile şartları gerçekleştiğinde tapu iptal ve tescil davası açılmasını engelleyen bir yasa hükmü mevcut değildir. Bu sebeple, tapusu verilen dairenin geri alınamayacağı gibi bir durum olamaz.

Bilindiği üzere, ortağın ihracından sonra ihraç edilen ortak tarafından açılan iptal davacı bu ortak lehine sonuçlanıp kesinleştiği takdirde mahkemenin verdiği bu hüküm kurucu değil, açıklayıcı (izhar edici) nitelik taşır. Bunun sonucu olarak da çıkarma kararı alındığı tarihten itibaren ortadan kalkar, diğer bir deyişle hukuki durum, karar sanki hiç alınmamış gibi olur. (Bkz. Dr. E. Çamoğlu, Koll. Ortaklıkta Haklı Sebep Kavramı ve ortağın Haklı Sebeple Çıkarılması, İst. 1976 s. 157, 158. Dr. H. Arslanlı Kol. Kom. Şirketleri İst. 1960, s. 439 Prof. B. Kuru H.U.M. c. 1. s.941, 942 Ankara 1979.)

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin; 21/12/2006 Tarih ve Esas No: 2005 / 13084 Karar No: 2006 / 13646 sayılı kararında;

“1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/son maddesinde, 06.10.1988 tarihli ve 3476 Sayılı Kanunla yapılan değişikliğe ve dosyada mevcut anasözleşmenin 14/son maddesi hükmüne göre, ihraç kararının kesinleşmesine kadar, ortağın hak ve yükümlülükleri devam eder. İhraç kararına karşı süresinde dava açılsa dahi, dava sonunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar, ortak aidat yatırmaya devam etmek zorundadır. Dolayısıyla, ihraç kararından sonra devam eden aylara ilişkin yapılacak ödemelerin davalı kooperatifçe kabulü, ihraç kararından dönüldüğü ve davacının üyelik sıfatının devam ettiğinin kooperatifçe benimsediği anlamına yorumlanamaz.

Bu durumda, mahkemece, artık kesinleşmiş ihraç kararının usulüne uygun olarak alınıp alınmadığı tartışılamayacağı gibi, ihraç kararının zımnen geri alındığı gerekçesi ile kararın iptaline karar verilmesi de mümkün değildir. “ denilmektedir.

1163 Sayılı Kooperatifler Kanununda ise hüküm şöyledir:

   Ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz:

“ Madde 16 - Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.

Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.

Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.

Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.

Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.”

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Ayrılan ortağın yerine yeni ortaak alınması halinde koop. borcu, Çıkan Ortakla Hesaplaşma, Çıkarılan Ortağın Yerine Yenisinin alınması, Konut Dağıtımı, Konut Verilmeyen Ortağın Tazminat Talebi, Konutlar, Ortağın Konutunu alamaması., Ortaklıktan Çıkarılma - İhraç, Ortaklıktan İhraç Kararının İptali kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Apartman Genel Giderlerinin Ödenme Şekli

Kat Malikleri Genel Giderler için Toplanacak Avansa, kendi Arsa Payları oranında iştirak eder.

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Tarih: 09/12/2010 Esas No: 2010 / 11429 Karar No: 2010 / 15920

 Özü : KAT MÜLKİYETİ YASASI’NIN 20. MADDESİNE GÖRE KAT MALİKLERİNDEN HER BİRİ ARALARINDA BAŞKA TÜRLÜ ANLAŞMA OLMADIKÇA ANATAŞINMAZIN KAPICI, KALORİFERCİ, BAHÇIVAN VE BEKÇİ GİDERLERİNE, BUNLAR İÇİN TOPLANACAK AVANSA EŞİT OLARAK, BÜTÜN ORTAK YERLERİN BAKIM, KORUMA, GÜÇLENDİRME VE ONARIM GİDERLERİ İLE YÖNETİCİ AYLIĞI GİBİ DİĞER GİDERLERE, ORTAK TESİSLERİN İŞLETME GİDERLERİNE, GİDERLER İÇİN TOPLANACAK AVANSA KENDİ ARSA PAYI ORANINDA KATILMAKLA YÜKÜMLÜDÜR. KAT MALİKİNİN YUKARIDA SAYILAN VE YASANIN 20. MADDESİNDE BELİRTİLEN GİDERLERE KATILMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ HER BİR BAĞIMSIZ BÖLÜME TAPU SİCİLİNDE MALİK OLDUĞU GÜNDEN İTİBAREN BAŞLAR.
DAVA : Dava dilekçesinde, itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde, kat irtifakı kurulu anayapıda bağımsız bölüm maliki olan davalının ortak gider ve aidat borçlarını ödememesi üzerine yapılan icra takibine itiraz ettiğini, davalının itirazının iptali ile inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, davalının bağımsız bölümleri teslim aldığı tarihten itibaren hesaplanan ortak gider ve aidat alacağının kendisinden tahsiline, icra-inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalının anataşınmazın A Blokunda bulunan bodrum 3, bodrum 4, zemin 5, 1. kat 8, 2. kat 9, 3. kat 12, 4. kat 13, 5. kat 16, 6. kat 17, 7. kat 20, 8. kat 21 ve 9. kat 24 nolu bağımsız bölümlerinin 29.11.2005 tarihinden bu yana maliki bulunduğu, mahkemece davalının bağımsız bölümlerini teslim aldığı tarihten sonraki borcunu hesap eden bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Kat Mülkiyeti Yasası’nın 20. maddesine göre kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça anataşınmazın kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine, bunlar için toplanacak avansa eşit olarak, bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere, ortak tesislerin işletme giderlerine, giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür. Kat malikinin yukarıda sayılan ve Yasanın 20. maddesinde belirtilen giderlere katılma yükümlülüğü her bir bağımsız bölüme tapu sicilinde malik olduğu günden itibaren başlar. Davalının mülkiyetinde olan bağımsız bölümlerle ilgilenmemesi, geç teslim alması, kullanmaması veya kiraya vermesi ortak gider ve aidat borcunu ödeme yükümlülüğünden kendisini kurtarmaz. Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak davalı kat irtifak hakkı sahibinin ortak gider ve aidat borcunun, bağımsız bölümlere malik olduğu günden itibaren hesaplanması gerekir. Diğer yandan İcra ve İflas Yasası’nın 67. maddesine göre itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, hükmolunan meblağın %40′ından aşağı olmamak üzere davacı lehine uygun bir tazminata hükmedilir. Yasanın bu hükmü ile davacının isteği doğrultusunda icra-inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, bu konudaki istemin de reddi yolunda hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince ( BOZULMASINA ), temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 09.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

*********************************************

Yargıtay 18. Hukuk Dairesi

Tarih: 25/10/2010 Esas No: 2010 / 11073 Karar No: 2010 / 13852

Özü : KAT MALİKLERİNDEN HER BİRİ ARALARINDA BAŞKA TÜRLÜ ANLAŞMA OLMADIKÇA KAPICI, KALORİFERCİ, BAHÇIVAN VE BEKÇİ GİDERLERİNE VE BUNLAR İÇİN TOPLANACAK AVANSA EŞİT OLARAK; ANAGAYRİMENKULÜN SİGORTA PRİMLERİNE VE BÜTÜN ORTAK YERLERİN BAKIM, KORUMA, GÜÇLENDİRME VE ONARIM GİDERLERİ İLE YÖNETİCİ AYLIĞI GİBİ DİĞER GİDERLERE VE ORTAK TESİSLERİN İŞLETME GİDERLERİNE VE GİDERLER İÇİN TOPLANACAK AVANSA KENDİ ARSA PAYI ORANINDA; KATILMAKLA YÜKÜMLÜDÜRLER.

DAVA : Dava dilekçesinde, fazla tahsil edilen iş merkezi tadilat gideri payının tahsili amacıyla yapılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dava dilekçesinde davalı yönetim kurulunun anataşınmazın bakım ve onarım giderleri için geçici bütçe hazırladığını, buna dayalı olarak kendisinden 9.000 TL tahsil edildiğini, gerçekte yapılan harcamaların daha düşük olup kendisinden 4.162 TL fazla para tahsil edildiğini, fazla ödenen miktarın geri alınması için icra takibi yapıldığını, davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Kat Mülkiyeti Yasasının 19. maddesine göre kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimari durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya mecburdurlar. Aynı yasanın 20. maddesine göre de, kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak; anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında; katılmakla yükümlüdürler.

Somut olayda davacının bağımsız bölüm maliki olduğu anagayrımenkulde bir kısım tadilatlar yapıldığı anlaşılmaktadır. Dairenin geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirilen belgelerden tadilatı yapan müteahhide 36.235 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Bu durumda davacının anagayrimenkuldeki arsa payı esas alınarak davalı yönetimce ödenen miktar üzerinden bir hesaplama yapılarak sorumlu olunan borç miktarı belirlenip varsa fazla ödediği miktarın tespiti ile iadesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bilirkişinin davalı tarafından yapılan işlerin olması gerektiğini tespit ettiği değeri esas alan raporuna göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
İşletme Projesi Hakkında Kararlar, Ortak Giderler ve Avans, Ortak Giderlerde Kat Maliki ve Kiracının sorumluluğu, Ortak Giderlerde Sorumluluk, Ortak Yerler, Sorular-Cevaplar, Yönetici kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İNŞAATLARDA OLAĞANÜSTÜ KATKISI OLAN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN, KURA DIŞI BIRAKILMALARI MÜMKÜNDÜR..

 İnşaat işlerinde büyük emeği geçen Kooperatif yönetim kurulu üyelerinin veya emanet komisyonu üyelerinin, biten inşaatlardan dilekleri daireyi seçmeleri ve kuraya iştirak etmemeleri yolundaki genel kurul kararı geçerlidir.

Bu üyelerin ücret almaları bu imtiyazın tanınmasına mani de değildir. Burada, Genel Kurul bu kişilerin yaptığı çalışmaları ödüllendirme yapmaktadır. Bunun kanuna aykırı bir durumu yoktur.

Kuraya katılmaksızın seçim hakkı tanınmasının eşitlik prensibine aykırı sanılabilir. Ortaklar yönünden hak ve yükümlülüklerde eşitlik ilkesi, Türk Hukuk sisteminde buyurucu, emredici bir yasa hükmüdür.

Ancak, kooperatif ortaklıklarında eşitlik ilkesi, mutlak ve nispi olmak üzere ikiye ayrılır.

Mutlak eşitlik, ortaklar arasındaki farklılıklar göz önüne almadan ve değerlendirmeden tanınan eşitliktir. Ortakların kooperatife katkıları ne olursa olsun, her ortağa genel kurulda bir oy vermek veya genel kurul kararlarının iptalini istemek hakkı gibi (Koop. K. m. 48, 53)

Nispi eşitlik ise; ortakların çeşitli nedenlerden doğan farklı durumlarını göz önüne alarak değerlendirmek ve sonuçta eşit olacak biçimde de bir ölçü uygulanmaktadır. Gelir-gider farkının risturn bölüşülmesi, ortakların işlemleri oranında yapılması gibi (Koop. K. m. 38)

Eşitlik ilkesinin asıl amacı kooperatiflerde hiçbir şekilde keyfi harekete yer vermemektedir. Nispi eşitliği sağlayan ölçü kooperatif amacının elde edilmesine yardım ediyorsa; ana sözleşme ile , ana sözleşme de düzenlenmemiş ise, usulüne uygun olarak alınan genel kurul kararları ile de kabul edilebilir.

Yönetim Kurulu Üyeleri; olağanüstü emek ve gayret sarfı ile Kooperatif gayesini kısa sürede ve ortakların menfaati olacak şekilde gerçekleştirmiş olmalıdırlar. Ortaklar için hak ve yükümlülüklerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Ancak, kooperatif amacının elde edilmesinde olağanüstü katkıları olan ortaklar bakımından bu katkılar karşılığında doğan farklı durumlar göz önüne alınarak değerlendirilmek ve dolayısıyla mutlak eşitlik değil nispi eşitlik, yani, olumlu katkılar karşılığında bu ortaklara kura dışı kalmak hakkının tanınması hak ve nasafete uygun olur.

Ancak, Kooperatif Ana Sözleşmesinde böyle bir imtiyazın kullandırılmasını yasaklayan bir hüküm varsa, bu karar alınamaz.

Bu hususta Yerel mahkemenin olumsuz kararını önce tasdik eden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi daha sonra Kararını düzelterek konunun eşitlik ilkesini zedelemediğine karar vermiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Tarih: 03/03/1981 Esas No: 1981 / 287 Karar No: 1981 / 910)

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Daire Dağıtımında Kura Dışı Kalma, Daire Dağıtımında Kura Dışı Kalmak, Emanet Usulü İnşaat, Genel Kurul, Genel Kurulun Konut Dağıtım Yetkisi, Konut Dağıtım Yetkisi, Konut Dağıtımı, Kooperatif Soruları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Apartman Ortak Giderinin Kat Malikleri Kurulunda Tespiti

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

Tarih: 01/07/2003 Esas No: 2003 / 12930 Karar No: 2003 / 15754

Okumaya devam et

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Apartman Yönetim Planı, Çatı Ortak Yerlerdendir, İşletme Projesi, İşletme Projesi Hakkında Kararlar, Kat Malikleri Kurulu, Kat Malikleri Kurulunun Kararları, Ortak Giderler ve Avans, Ortak Giderlerde Sorumluluk, Sorular-Cevaplar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

AVANS İÇİN İŞLETME PROJESİNİN KESİNLEŞMESİ ŞARTTIR.

AYLIK AVANSLAR ŞEKLİNDE TOPLANAN GENEL GİDERLERİN KAT MALİKLERİNDEN ALINABİLMESİ İÇİN İŞLETME PROJESİNİN KESİNLİK KAZANMIŞ OLMASI GEREKİR. PROJENİN OLMADIĞI, ANCAK KESİN HESABA DAYALI BİLİRKİŞİ RAPORUNUN VARLIĞI HALİNDE DE BU RAPORA DAYANARAK AVANSLARIN ÖDENMESİ TALEP EDİLEBİLİR.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 

Tarih: 28/02/1983 Esas No: 1983 / 1649 Karar No: 1983 / 1705

634 KAT MÜLKİYETİ KANUNU ( Madde 20, Madde 37

DAVA :

Taraflar arasındaki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası uyarınca ortak giderlerden davalının payına düşen paranın ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili yönünden süresinde verilen günlü dilekçe ile istenilmiş olmakla; dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR :

Aylık avanslar şeklinde toplanan genel giderlerin bazı kat maliklerince ödenmemesi durumunda bu paraların alınması için açılacak davalarda işletme projesinin kesinlik kazanmış olması gereklidir. Ancak, eğer bir yıllık kesin hesap bilirkişilerce saptanabilmiş ve o yıl içinde yer alan konusu avansın tutarı, davalının yıllık borcunu geçmemiş ise, mahkemece artık işletme projesinin araştırılmasına lüzum kalmayacaktır. Bu bakımdan mahkemenin kesin hesaba dayalı bilirkişi raporunu gözönünde bulundurularak yönetim gideri borçlarının ödenmesine karar vermesi doğru bulunmuştur.

Davalının temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINAve 1000 lira kalan onama harcının temyiz edenden alınmasına 28.2.1983 gününde oybirliğiyle karar verildi.******

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Apartman Yönetim Planı, İşletme Projesi, Kat Malikleri Kurulu, Ortak Giderler ve Avans, Ortak Giderlerde Sorumluluk, Ortak Yerler, Sorular-Cevaplar kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İşletme Projesinin Tebliği

KAT MÜLKİYETİNE GEÇİLMİŞ BİR APARTMANDA, KAT MALİKLERİNDEN BİRİNE KARŞI AÇILAN GENEL GİDER BORCUNUN TAHSİLİ DAVASINDA, İŞLETME PROJESİNİN DAVALIYA TEBLİĞ EDİLİP EDİLMEDİĞİ ARAŞTIRILMADAN BU GİDER BORCUNUN DAVA AÇILDIKTAN SONRA ÖDENDİĞİNDEN BAHİSLE, TAZMİNATA HÜKMEDİLMESİ İSABETSİZDİR.

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 

Tarih: 28/01/1989 Esas No: 1988 / 26461 Karar No: 1989 / 828

DAVA : Taraflar arasındaki 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası uyarınca genel gider borcunun ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: davanın kabulüne dair verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili yönünden süresinde verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Kat mülkiyetine geçilmiş bir apartmanın kat maliki olan davalı dava konusu 986 yılına ait genel gider borcunu, bu dava açıldıktan sonra ödediğinden, mahkemece esas borç ile ilgili tahsil isteminin reddine, fakat, ödemeler bu dava açıldıktan sonra yapıldığından yargılama gideri ile birlikte aylık yüzde on üzerinden hesap edilen gecikme tazminatının da davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Oysa, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 2814 yasa ile değişen 20. maddesinde yazılı aylık yüzde on gecikme tazminatına hükmedilmesi , 986 yılına ait işletme projesinin davalıya tebliğ edilmiş olması ile mümkündür.
Böyle bir araştırma ve inceleme yapılmadan, gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru bulunmamıştır.

DAVA : Davalının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.1.1989 gününde oyçokluğuyla karar verildi.******

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Apartman Yönetim Planı, İşletme Projesi, İşletme Projesi Hakkında Kararlar, Kat Malikleri Kurulunun Hükmü Şahsiyeti, Kat Malikleri Kurulunun Kararları, Ortak Giderler ve Avans, Ortak Giderlerde Kat Maliki ve Kiracının sorumluluğu, Ortak Giderlerde Sorumluluk, Ortak Yerler, Sorular-Cevaplar, Yönetim Planı hk. Yargıtay Kararları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Apartmanlarda Yapılması Zorunlu Olan İşletme Projesi

Kat Mülkiyeti tesis edilmiş apartmanlarda Her yıl İşletme Projesi hazırlanması 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 37. maddesi gereğince zorunludur.

İşletme Projesi Nedir?

İşletme Projesi Apartman Bloğunun veya sitenin “Bütçesi”dir.

İşletme Projesi; Kat Malikleri Kurulu veya Yönetici tarafından hazırlanabilir.

İşletme Projesi; Apartmanın 1 yıllık tahmini Gelir-Giderlerini gösterir.

İşletme Projesindeki avans miktarı nasıl hazırlanır:

Projede kat maliklerine düşecek avans miktarların KMK nun 20. maddesindeki esaslara göre belirlenmesi zorunludur.

Buna göre;

1-  Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan, bekçi giderleri için toplanacak avansa metrekaresi ne olursa olsun her daire eşit olarak,

2- Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin (Temeller- Ana duvarlar- Tavan ve tabanlar- Bahçe- Giriş Kapıları- Antreler-Otopark-Dış Duvarlar- oyun bahçesi- Yüzme Havuzu- Spor odaları-Ara yollar- Kapıcı Dairesi- Depolar- Merdivenler- Asansörler- Sahanlıklar- Koridorlar- Kalorifer daireleri ve tesisleri- Kuyu ve Sarnıçlar-  Çatılar- Çatı altı boşlukları- Bacalar- Doğalgaz, elektrik, telefon, su tesisatlarıı- Su deposu- Kanalizasyon- Çöp Kanalları-  Yağmur olukları, Yangın merdivenleri- çamaşırhane- kömürlük- Tv, telefon, radyo ortak şebeke ve Antenleri- Sıcak ve soğuk hava tesisleri)  gibi ortak kullanılan tesis ve alanlardır.

Bir yerin ortak yer olup olmadığına; öncelikle Apartman Yönetim Planına, sonra Kat Mülkiyeti Kanunu md:4 te yazılı yerlerden olup olmadığına bakılır. Bununla da tespit edilemezse, Anagayrimenkulün İmardan tasdikli projesine göre karar verilir ( Yargıtay 5.HD 1.7.1969 tarih ve E.3868 K.5395)

2. maddede sayılan ortak yerler için yapılacak masraflar; sigorta primleri, Yönetici aylığı ve ortak yerlerin işletme giderleri (mesela Yüzme Havuzunun giderleri veya asansörün giderleri gb)  İle diğer giderler için toplanacak avansın; her malikin arsa payı oranında toplanması zorunludur.

İşletme Projesinin tebliği:

İşletme Projesi, Kat Maliklerine ve Bağımsız bölümde oturanlara imza karşılığında veya taahhütlü mektupla tebliğ edilir. Bu projeye itirazı olanlar tebliğden 7 gün içinde itiraz edebilirler (KMK md:37/3)

İşletme giderinin miktarı Kat Malikleri Kurulunca kararlaştırılmış ise; bu kararın ayrıca Kat maliklerine tebliğine gerek yoktur. ( Yargıtay 5.HD 11.10.1988 tarih ve E.18855 K.17022) Bu toplantıda Projeye itiraz eden kat maliki, projenin iptali için Mahkemeye başvurabilir. ( Yargıtay 5.HD 19.02.1990 tarih ve E.16845 K.4268)

Yöneticiye yapılan bu itiraz üzerine,  Yönetici Kat Malikleri Kurulunu Olağanüstü toplantıya çağırarak konu görüşülür  Kurul ya itirazı yerinde görür Projeyi tadil eder veya yeni bir proje hazırlar. Ya da reddeder, yapılan proje kesinlik kazanır. (KMK  Md. 37/3-4)

Tebliğ edilen İşletme Projesine itiraz edilmediğinde proje kesinleşir. ( Yargıtay 5.HD 31.05.1976 tarih ve E.3902 K.5841)

Yönetici yapmış olduğu projeyi bazı Kat maliklerine tebliğ etmemiş ise; kendisine tebligat yapılmayan kat maliki Mahkemeye müracaatla projenin iptalini isteyebilir.

Yargıtay Kat maliklerinden birine işletme projesi tebliğ edilmemiş ise, o projenin kabul edilemeyeceğine karar vermiştir. ( Yargıtay 5.HD 14.10.1974 tarih ve E.9487 K.10117) dolayısıyla, kesinleşmemiş olan işletme projesine dayanılarak avansını ödemeyenler için icra takibi yapılamaz. ( Yargıtay 12.HD 8.4.1975 tarih ve E.691 K.3220)

Örnek İşletme projelerini sitemizde bulabilirsiniz.

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Apartman Yönetim Planı, Bahçe Duvarı, Bahçe Duvarı, Bahceden Yararlanma ve Kullanma Hakkı, Bahçıvan, Çatı, Çatı Ortak Yerlerdendir, İşletme Projesi, İşletme Projesi Hakkında Kararlar, Kömürlük, Ortak Giderler ve Avans, Ortak Yerler, Site Yönetim Planı kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kooperatife Yedek Üye Alınabilir mi?

* Kooperatiflerde yedek ortak alımı yapılabilir mi?

Kooperatiflerde yedek ortak adı altında ortaklık kaydı yapılamayacağı gibi yapılacak konut ve işyeri ile alınacak ortak sayısı genel kurulca belirlenir (KK Md.42).

Yönetim kurulu genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez (KK Md.8/3).

Okumaya devam et

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Çıkarılan Ortağın Yerine Yenisinin alınması, Genel Kurul, Kooperatif Soruları, Kooperatif Üyeliğinin Tespiti Konusu, Ortakların Bireysel Hakları, Ortaklık, Ortaklık Payı, Ortaklık Sıfatının Kazanılması, Ortaklıkta dikkat edilecek hususlar, Ortaklıktan Çıkarılma - İhraç, Üye Adedi, Üyelik Şartları, Üyelikten Ayrılma, Yedek Ortaklık, Yedek Üyelik kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kooperatiflere Sabit ve Peşin Ödeme İle Ortak Olanlar..

Sabit ve Peşin Ödeme İle Ortak Olanlar da diğer Ortaklarla eşit Ödeme bulunacaklardır..

Bazı Kooperatifler nakit ihtiyaçlarını karşılamak için, Genel Kurullarından Sabit fiyat ve Peşin ödeme ile ortak kaydı yapmaktadırlar.

Diğer ortaklar Mahkemeye müracaatla, Sabit ve Peşin ödeme yaparak ortak olanların kendilerinden daha avantajlı duruma geçmelerinin Kooperatiflerdeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu iddia ederek tazminat davası açabilmektedirler.

Elbette bu farklılığın hesaplanması diğer ortakların konut veya işyerlerinin tamamlanması ile çıkacak hesaplamalardan sonra olacaktır.

Bu hesaplamalar sonunda peşin ödeme yapan ortaklar diğer ortaklardan daha az ödemede bulunup-bulunmadıkları mahkemelerin üyelerin hesap özetlerindeki farklılıkları tespit etmesiyle ortaya çıkacaktır.

Hesaplarda farklılık olduğu takdirde kooperatif aleyhine karar verilmekte ve farkın tahsili yapılmaktadır.

Eğer, Kooperatif herhangi bir ortağa bu konuda belli bir tarihte konutun veya işyerinin teslimini ve cezai şart ödenmesini taahhüt etmiş ise; bunun bağlayıcı olabilmesi için Genel Kurul tarafından açıkça kabul edilmiş olması veya bu konuda Yönetim Kuruluna açıkça bir yetkinin verilmesi şarttır.

BU hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin;  20/09/2004 tarihli E: 2003/13921 K:2004/8465 sayılı kararı  ile  aynı dairenin 25/09/2003 tarihli E:2003/2156  K:2003/8237 kararı bulunmaktadır.

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Aidatlar, Genel Kurul, Konut Dağıtım Yetkisi, Konut Dağıtımı, Konut Dağıtımı, Konutlar, Kooperatif Soruları, Peşin ve Sabit Ücretle Ortak Kaydı, Sabit ve Peşin Bedelle ortaklık kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kooperatifte Mevcut Olmayan bir Bölüm için Hak Tesisi yapılamaz.

Kooperatifler inşaatları Belediyelere verdikleri plan ve projelere göre yapmak zorundadırlar.

Bazı Kooperatifler, Planda tadilat yaparak yeni mekanlar kazanacaklarını kabul ederek üye kaydı yaparak, bu üyelerden para tahsilatı yapmaktadırlar.

Özellikle Konut olarak projesi yapılmış bir binanın altında plan tadilatı ile Dükkan veya Ticari alan yapacaklarını belirterek Genel Kurullardan Üye kaydı için karar çıkarabilmektedirler.

Bunu yapamadıklarında, o kısımlar için kaydettikleri ortaklar mahkemeye giderek, kendilerinin üyelik durumunun tespitini ve kendisi için kullanım alanı tespitini istemektedirler.

Bu davalarda kişinin üyelik durumunu tespitte bir zorluk doğmamakta ve üye olduğuna dair karar verilmektedir. Ancak, davacı ortağa bu üyelik sebebiyle Kullanım alanı hakkı verilmesi mümkün olamamaktadır.

Yapılması tasavvur edilen daire, dükkan veya ticari alan için Proje tadilatı Belediyece onaylanmadığında, inşaatı yapılmamış olmaktadır.

Mahkeme bu talep üzerine Bilirkişiye keşif yaptırmakta, böyle bir alanın bulunmadığı anlaşıldığında da talep reddedilmektedir.

Gerekli tadilatın onaylanması halinde bu hakkın verileceği şeklinde bir karar da verilemeyeceğinden ve kullanım hakkına ilişkin talebin İmar mevzuatı bakımından onaylanmayan bir yerle ilgili olması nedeniyle talebin hukuken ve fiilen imkansız olması sebebiyle dava reddedilmektedir.

Bu konuda; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07/10/2004 tarih ve E:2004/58 K:2004/9455 sayılı içtihadı da bu yöndedir.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Daire Dağıtımında Kura Dışı Kalma, Daire Dağıtımında Kura Dışı Kalmak, Konut Dağıtımı, Konut Dağıtımı, Kooperatif Soruları, Mevcut Olmayan Yerin tahsisi, Ortağın Konutunu alamaması, Ortağın Konutunu alamaması., Tadilat Projesi, Üyeliğin Tespit Davası. kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kooperatiflerde Konut Dağıtımı

Konut Dağıtımı yetkisinin Genel Kurula ait olduğu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 42. maddesinde belirtilmemiştir. Bu sebeple, eğer Anasözleşmede de bu hakkın Genel Kurula ait olduğuna dair madde yok ise, Konut dağıtımı Yönetim Kurulu tarafından usulüne göre yapılacaktır.

———————————————-

1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu:

 A) Genel kurul:
I – Yetki:
Madde 42 - Genel Kurul bütün ortakları temsil eden en yetkili organdır.
Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez.
1. Anasözleşmeyi değiştirmek,
2. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek,
3. İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,
4. Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek,
5. Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek.
6. (Ek: 06/10/1988-3476/9 md.) Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek.
7. (Ek: 06/10/1988-3476/9 md.) İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek.
8. (Ek: 6/10/1988 – 3476/9 md.) Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tespit etmek.

————————————————————–

Diğer taraftan, Kooperatif ortaklarına değişik daire tipleri yapılmışsa; dağıtım her grubun kendi arasında yapılır.

Gruplara dağıtılan daireler konusunda ortakların açacağı Kura iptali davalarında sadece içinde bulunduğu grup nazara alınarak karar verilir. Zira, her grubun koşulları değişik olup, bütün kuraların iptali hak kaybına ve ağır zararlara sebep olabilir.

Bu sebepledir ki, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 07/02/2005 tarih ve E:2004/4188 K:2005/744 sayılı ilamında bütün kuraların iptali davasının reddedilmesine hüküm vermiştir.

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Genel Kurul, Genel Kurulun Konut Dağıtım Yetkisi, Konut Dağıtım Yetkisi, Konut Dağıtımı, Konut Dağıtımı, Konutlar, Kooperatif Soruları kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

İstifa Eden Kooperatif Ortağının Yaptığı Ödemeler İade Edilir..

Kooperatif Ortakları Hak ve Yükümlülüklerde Eşittirler. Bu sebeple, İstifa ederek Kooperatif Ortaklığından ayrılan kişinin yaptığı ödemeler, Genel Giderler düşüldükten sonra kendisine geri ödenir.

Ödemelerini geri alan ortak, Kooperatif yoluyla edindiği hakları iade etmek zorundadır. Mesela, kurada kendisine çıkan konut sebebiyle hak isteyemez. Ödemelerinin faizlerini isteyemez.

Borçlarını ödemedikleri için ihraç edilen veya istifa yoluyla ayrılan Ortaklar hakkında Genel Kurul borçlarını ödemeleri şartıyla geri alınmalarına karar verebilir.

Bu durumda, Yönetim Kurulu bu hakkı bütün ayrılan ortaklara uygulamak zorunda olup, bazılarını alıp, bazılarını almaması görevi suiistimal suçu oluşturur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/03/2008 tarih ve Esas: 2006 / 11210 Karar: 2008 / 3143 sayılı içtihadı bu konuya açıklık getirmektedir.

 

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)
Çıkan Ortakla Hesaplaşma, Genel Kurul, İstifa, Kooperatif Borcunda Üyenin Sorumluluğu, Kooperatif Soruları, Kooperatiften İstifa ve İstifadan Vazgeçme, Ortaklık Sıfatının Kazanılması, Ortaklıktan ayrılma ve hesaplaşma, Ortaklıktan Çıkarılma - İhraç, Sorumluluk, Üyelikten Ayrılma kategorisine gönderildi | Yorum bırakın